Son dönemde sosyal medyada hızla yayılan ve özellikle gençler arasında normalleştirilen ‘bed rotting’ akımı, uzmanlara göre sanıldığı kadar masum değil. Günlerin büyük bölümünü yatakta, telefonla vakit geçirerek, dış dünyadan kopuk şekilde geçirmek; dinlenme değil, çoğu zaman ruhsal zorlanmaların sessiz bir ifadesi olarak değerlendiriliyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, bu davranış biçiminin modern yaşamın baskıları karşısında ortaya çıkan bir geri çekilme hali olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu. Beyaz’a göre bed rotting, kişinin duygularını düzenlemekte zorlandığı dönemlerde ortaya çıkan, kaçış temelli bir savunma davranışı.
Bed rotting bir tanı değil, riskli bir davranış biçimi
‘Bed rotting’ kavramının klinik literatürde resmi bir tanı olmadığını vurgulayan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, bunun bir davranış örüntüsü olduğunu ifade etti. Beyaz, bu durumun özellikle sosyal medyada romantize edildiğine dikkat çekerek, “Yorganın altında, atıştırmalıklarla ve telefonla saatlerce yatakta kalma hali; psikolojide geri çekilme savunma mekanizmasının dijitalleşmiş bir versiyonu olarak görülebilir” dedi.
Bu davranışın kısa vadede kişiye rahatlama hissi verebileceğini ancak uzadığında ters etki yarattığını belirten Beyaz, “Kişi dış dünyanın hızı, talepleri ve gürültüsü karşısında bunaldığında kendini yatakta izole ederek yenilemeye çalışabilir. Ancak bu durum kontrolsüz biçimde uzadığında, kişinin lehine işlemeyebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Dinlenme ile kaçış arasındaki fark nasıl anlaşılır?
Yatakta geçirilen zamanın ne zaman sağlıklı bir dinlenme, ne zaman psikolojik bir alarm olduğuna dair önemli ayrımlar bulunduğunu söyleyen Beyaz, bu farkın kişinin yataktan kalktığındaki ruh haliyle anlaşılabileceğini dile getirdi.
“Dinlenme bir onarım sürecidir” diyen Beyaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gerçek dinlenme sonrasında kişi daha enerjik, tazelenmiş ve hayata dönmeye istekli hisseder. Ancak bed rotting durumunda yataktan kalkıldığında daha yorgun, suçlu, uyuşmuş ve zihinsel olarak bulanık hissediliyorsa, bu artık dinlenme değil, kaçıştır. Zamanı keyifle geçirmek değil, düşünceleri susturmak amaçlanıyorsa psikolojik bir alarm çalıyor demektir.”
Depresyon ve tükenmişliği besleyen kısır döngü
Bed rotting davranışının depresyon, tükenmişlik sendromu ve anksiyete ile güçlü bir ilişkisi olduğuna dikkat çeken Beyaz, özellikle depresyonda bu durumun hem sonuç hem de neden olabildiğini söyledi.
“Tükenmişlikte beden adeta iflas bayrağı çeker” diyen Beyaz, “Enerji o kadar tükenmiştir ki kişi hareket edemez hale gelir. Anksiyetede ise yatak, tehditlerden uzak bir sığınak gibi algılanır. Depresyonda ise kişi yattığı için hayattan kopar, hayattan koptukça daha çok depresif hisseder. Bu durum zamanla güçlü bir kısır döngüye dönüşür” ifadelerini kullandı.
Hayata katılım isteğinin azaldığının işareti
Bed rotting eğiliminin, kişinin duygusal dünyasına dair önemli ipuçları verdiğini belirten Beyaz, bu davranışın çoğu zaman duygularla yüzleşememenin bir sonucu olduğunu söyledi.
“Günlerini yatakta geçiren bir kişi, aslında ‘duygularım çok yoğun ya da çok boş, onlarla baş edemiyorum’ demektedir” diyen Beyaz, bu hali hayata katılım isteğinin azaldığının bir göstergesi olarak değerlendirdi. Uzmanlara göre yatakta kalma süresi uzadıkça, dış dünyadaki rollere geri dönme düşüncesi de giderek daha kaygı verici hale geliyor.
Semptom olarak başlar, kontrolsüz kalırsa probleme dönüşür
Bed rotting davranışının başlangıçta bir semptom olarak ortaya çıktığını ancak müdahale edilmediğinde başlı başına bir sorun haline dönüşebileceğini vurgulayan Beyaz, “Uzun süre yatakta vakit geçirmek uyku hijyenini bozar, beslenme düzenini olumsuz etkiler, sosyal bağları zayıflatır ve fiziksel sağlığı tehdit eder. Yangının dumanı olarak başlar ama zamanla yangının kendisine dönüşebilir” dedi.
Bu nedenle terapilerde bed rotting davranışının yalnızca bir depresyon belirtisi olarak geçiştirilmediğini belirten Beyaz, davranışsal aktivasyon teknikleriyle kırılması gereken bir alışkanlık döngüsü olarak ele alındığını ifade etti.
Uzmandan net uyarı: Yatak sığınak olmamalı
Bed rotting eğilimi olan bireylere küçük ama kararlı adımlarla ilerlemeleri önerisinde bulunan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, yatağın yalnızca uyku için kullanılması gerektiğinin altını çizdi.
“Film izlemek, yemek yemek ya da telefonla vakit geçirmek için yatak yerine koltuk tercih edilmeli” diyen Beyaz, kısa süreli hedeflerin de önemli olduğunu vurguladı. Diş fırçalamak, kısa bir yürüyüş yapmak ya da markete gidip gelmek gibi basit eylemlerin yataktan çıkmayı kolaylaştırabileceğini belirtti.
Ayrıca odanın karanlık olmaması, sabahları güneş ışığı alınması ve biyolojik ritmin desteklenmesinin ruh halini olumlu etkilediğini ifade eden Beyaz, sözlerini şu uyarıyla tamamladı:
“Ruhsal çökkünlük, isteksizlik, günlük sorumlulukların ve kişisel hijyenin ihmal edilmesi başladıysa yardım için sinyaller çalıyor demektir. Sorunlardan kaçınmak, onları olduğundan daha şiddetli algılamamıza neden olur.”
Yorumlar
Kalan Karakter: