İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. Tuba Çakmak, 1 Aralık Dünya AIDS Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada HIV ile mücadelenin yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinçlenme süreci olduğuna işaret etti. Her yıl 1 Aralık'ın HIV/AIDS konusunda farkındalığı artırmak, yanlış bilgileri düzeltmek ve HIV ile yaşayan bireylere yönelik dayanışmayı güçlendirmek amacıyla kutlandığını hatırlattı.
“HIV tedavi edilebilir bir sağlık durumudur”
Dr. Çakmak, HIV’in (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) bağışıklık sistemini hedef alan bir virüs olduğunu, tedavi edilmediğinde AIDS’e (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) dönüşebileceğini belirtti. Ancak günümüzde tedavi seçeneklerinin gelişmesi sayesinde HIV ile yaşayan bireylerin uzun, sağlıklı ve üretken bir yaşam sürdürebildiğine dikkat çekti.
Tarihsel süreç ve güncel veriler
Konunun küresel boyutuna değinen Çakmak, ilk HIV vakasının 1959’da Kongo’da tespit edildiğini, ilk AIDS vakalarının ise 1981'de ABD’de raporlandığını hatırlattı.
“Dünya genelinde yaklaşık 38 milyon kişi HIV ile yaşamaktadır. Türkiye’de ise 1985’ten bu yana 35 binden fazla vaka bildirilmiştir” bilgisini kamuoyuyla paylaştı.
Bulaşma yolları ve yanlış inanışlar
HIV’in bulaşma yollarını sıralayan Dr. Çakmak, virüsün korunmasız cinsel ilişki, enfekte kanla temas (ortak enjektör kullanımı gibi) ve HIV pozitif anneden bebeğe gebelik, doğum veya emzirme yoluyla geçebileceğini söyledi.
Toplumda hâlâ yanlış bilgiye dayalı ciddi önyargılar bulunduğunu vurgulayan Çakmak, HIV’in
-
sarılmak,
-
tokalaşmak,
-
aynı tabaktan yemek yemek,
-
öksürük yoluyla,
-
sivrisinek ısırığıyla
bulaşmadığını net bir şekilde ifade etti.
“HIV pozitif bireyler sosyal yaşamlarını sürdürebilir”
Uzm. Dr. Tuba Çakmak, antiretroviral tedavinin virüsün çoğalmasını engellediğini, bu sayede HIV pozitif bireylerin çalışma hayatına katılabildiğini, evlenebildiğini, sağlıklı çocuk sahibi olabildiğini ve sosyal yaşamlarını kesintisiz şekilde sürdürebildiğini söyledi. Tedavi sayesinde bulaşma riskinin de ciddi oranda azaldığını belirtti.
“Damgalamayla birlikte mücadele etmeliyiz”
Toplumsal önyargıya dikkat çeken Dr. Çakmak, damgalamanın bireylerin test yaptırma, tedaviye ulaşma ve sosyal hayata katılım süreçlerini olumsuz etkilediğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“HIV ile yaşayan bireylere karşı saygılı, destekleyici ve bilinçli bir tutum sergilemeliyiz. Unutmayalım: HIV bir suç değil, bir sağlık durumudur.”
“1 Aralık dayanışma ve değişim günüdür”
Açıklamasını toplumsal bilinç vurgusu ile tamamlayan Dr. Çakmak,
“1 Aralık Dünya AIDS Günü, sadece bir anma değil; bilinçlenme, dayanışma ve değişim günüdür. Bilgiyle güçlenerek HIV’e karşı kapsayıcı bir toplum inşa edebiliriz” dedi.

Yorumlar
Kalan Karakter: