Türk Ocağı’nın 114 yıllık yayın organı Türk Yurdu dergisi, Ağustos sayısında çarpıcı bir dosya ile gündeme geldi: “Çözüm mü, çözülme mi?” Başta siyaset bilimi, hukuk ve tarih alanlarında uzman akademisyenlerin görüşlerine yer verilen sayıda, çözüm sürecinin olası sonuçları sert bir dille değerlendirildi.
‘Ontolojik güvensizlik’ uyarısı
Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, mevcut atmosferin, terör örgütüne karşı devletin yanında duran Kürt kökenli vatandaşlarda “ontolojik güvensizlik” yarattığını belirtiyor. Okur’a göre, PKK liderinin kahramanlaştırılması, kimlik tasavvurlarını zedeliyor ve toplumsal çözülme riskini büyütüyor.
Aynı zamanda, PKK ve siyasi uzantılarının Kürtlerin meşru temsilcisi olarak görülmesinin, Türk toplumunun geniş kesimlerinde örgüte duyulan öfkenin tüm etnik gruba yönelmesi tehlikesini doğurduğu vurgulanıyor. Okur, “Etnik kimlik esaslı egemenlik paylaşımı, Türkiye’yi rakip etnisitelerin çatışma alanına dönüştürür” diyor.
‘Türk-Kürt barışı’ ifadesi tartışması
Okur’un dikkat çektiği bir diğer nokta ise devlet temsilcilerinin kullandığı “Türk-Kürt barışı” ifadesi. Ona göre bu söz, PKK’nın kendi tezlerini doğrulaması olarak algılanıyor ve örgüte ulusal-uluslararası düzeyde statü kazandırma riskini beraberinde getiriyor.
‘Çok kimlikli devlet’ örnekleri başarısız
Uluslararası ilişkiler uzmanı Emre Kartal, “Türk-Kürt-Arap” gibi çok kimlikli devlet anlayışının sorunları çözüp çözmeyeceğini sorguluyor. Kartal, Lübnan, Irak ve Belçika örneklerini inceleyerek, bu tip yapılarının kalıcı istikrar sağlayamadığını vurguluyor. “En iyi ihtimalle Belçika oluruz, Lübnan ve Irak olmak ise uzak değil” uyarısında bulunuyor.
‘Sivil anayasa’ yanılsaması
Anayasa hukuku uzmanı Prof. Dr. Ender Ethem Atay, “sivil anayasa = demokratik anayasa” anlayışını temelsiz buluyor. Atay, demokratik olmayan hükümler barındıran bir anayasanın ‘sivil’ sıfatıyla meşrulaştırılamayacağını söylüyor.
Tarihten ders uyarısı
Tarihçi Prof. Dr. Tufan Gündüz ise “Malazgirt’i Yeniden Düşünmek” başlıklı yazısında, tarihî olayların siyasi amaçlarla çarpıtılmasının tehlikelerine dikkat çekiyor.
‘Biz hep birlikte Türk milletiyiz’
Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, başyazısında milletin adının tarih tarafından konduğunu vurgulayarak şu ifadeyi kullanıyor: “Biz hep birlikte Türk milletiyiz.”
Geçmişte de benzer söylemlerle “Birlikte Türk Milletiyiz” hareketi başlatılmış, kamuoyunda “300 Aydın Bildirisi” ile gündem olmuştu.
Türk Yurdu dergisinin bu dosyası, çözüm süreci tartışmalarına yeni bir boyut kazandırırken, uzmanların uyarıları “birlik mi, çözülme mi?” sorusunu yeniden Türkiye gündemine taşıdı.
Yorumlar
Kalan Karakter: