DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye’nin pasaport gücünde yaşanan düşüşe ve vize başvurularında yaşanan mağduriyetlere dikkat çekerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine kapsamlı bir soru önergesi sundu.
Türkiye’nin uluslararası hareketliliğini zedeleyen bu tabloya karşı Karal, vatandaşların özgürce seyahat etme hakkının “diplomatik bir lütuf değil, bir insan hakkı” olduğunu vurguladı. Pasaport gücünün artık sadece prestij değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel hareketlilik için vazgeçilmez bir araç olduğuna dikkat çekti.
‘Pasaport sıralaması alarm veriyor’
Henley Pasaport Endeksi'nin Temmuz 2025 verilerini gündeme taşıyan Karal, Türkiye Cumhuriyeti pasaportunun 116 ülkeye vizesiz veya kapıda vizeyle erişim sağladığını ancak dünya sıralamasında 46. basamağa kadar gerilediğini belirtti. Türkiye’nin Arnavutluk, Moldova ve Dominik Cumhuriyeti gibi ülkelerle aynı kategoride değerlendirildiğini ifade eden Karal, bunun diplomatik açıdan bir zafiyet olduğunu söyledi.
‘Vize problemi yalnızca turistin değil, öğrencinin, sanatçının ve ihracatçının da sorunu’
DEVA’lı vekil, vize krizi nedeniyle sadece turistlerin değil; yurt dışına ihracat yapan KOBİ’lerin, Avrupa’da eğitim gören öğrencilerin, uluslararası festivallere katılan sanatçıların ve yurt dışındaki Türk diasporasıyla bağ kurmaya çalışan birçok vatandaşın mağduriyet yaşadığını dile getirdi. Konsoloslukların bu mağduriyetleri azaltacak şekilde güçlendirilmesi gerektiğini belirten Karal, vize süreçlerinin “insan onuruna yakışır bir prosedüre dönüşmesi gerektiğini” söyledi.
8 kritik soru: Vize ret oranları neden artıyor?
Hasan Karal, Meclise sunduğu önergeyle kamuoyunda geniş karşılık bulan vize sorunlarına açıklık getirilmesini talep etti. İşte Karal’ın Dışişleri Bakanı’na yönelttiği 8 temel soru:
-
Türkiye vatandaşlarının Schengen vizesi başvurularında son 3 yılda artan ret oranlarının nedenleri analiz edildi mi?
-
Vize başvurularındaki belge yükü, yüksek ücretler ve randevu sistemlerindeki sorunlara karşı ne gibi çözümler geliştirildi?
-
Akademik, sanatsal ve ticari uluslararası hareketliliği sekteye uğratan vize engelleriyle ilgili bakanlık tarafından bir etki analizi hazırlandı mı?
-
Türkiye'nin son 5 yılda vize muafiyeti ya da kolaylaştırma protokolü imzaladığı ülkeler hangileri? Bu ülkeler neye göre seçiliyor?
-
Avrupa Birliği ile yürütülen vize serbestisi sürecinde karşılanamayan kriterler teknik mi yoksa siyasi mi? Kamuoyuna açık bir değerlendirme raporu yayımlanacak mı?
-
AB’nin dijital vize sistemine geçişi Türk vatandaşlarını nasıl etkileyecek? Türkiye bu sisteme entegrasyon konusunda ne tür girişimlerde bulundu?
-
Yurt dışı konsoloslukların vize mağdurlarına sunduğu güncel destek mekanizmaları nelerdir?
-
2025-2030 dönemine yönelik “pasaport gücünü artırma” stratejisi nedir? Yurttaş odaklı yapısal adımlar da bu stratejide yer alacak mı?
“İhracatçının önüne engel, öğrencinin önüne duvar örülüyor”
Karal, özellikle Avrupa Birliği ile sürdürülen vize serbestisi görüşmelerinin yıllardır tıkanmış olmasının, ekonomik ve akademik fırsatlara erişimde Türkiye’nin ciddi bir handikap yaşamasına neden olduğunu vurguladı. “Pasaport gücü sadece prestij meselesi değil; bu, artık vatandaşın ihracat kapısını açan bir anahtar, eğitim hayaline ulaşma yolu, uluslararası alanda kendini ifade etme hakkıdır” ifadelerini kullandı.
Diplomatik hamle şart
DEVA Partili Karal, çözüm için yalnızca bürokratik değil, güçlü ve ısrarlı diplomatik adımların gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin hem ekonomik hem siyasi olarak uluslararası sahnede daha güçlü bir konuma ulaşmasının; vatandaşın cebindeki pasaportun gücünü de belirleyeceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: