TÜİK'in Mayıs enflasyon verilerine sendikalardan sert tepki geldi. Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve diğer sendikalar alım gücündeki kayba dikkat çekti.
TÜİK’in Mayıs ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,71, yıllık ise yüzde 32,61 olarak açıklaması, çalışanlar ve emeklilerin maaşlarına yapılacak Temmuz zammı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Açıklanan rakamların ardından çok sayıda sendika ve çalışan temsilcisi, resmi verilerin vatandaşın günlük hayatta karşılaştığı fiyat artışlarını yansıtmadığını savundu.
Mayıs ayı verileriyle birlikte yılın ilk beş aylık enflasyonu yüzde 16,61 olarak gerçekleşirken, memur ve memur emeklileri için oluşan enflasyon farkı yüzde 5,05'e ulaştı. Haziran ayı verisinin de eklenmesiyle Temmuz ayında maaşlara yapılacak artış netleşecek.
Ancak sendikaların ortak görüşü, ortaya çıkan tablonun çalışanların yaşadığı geçim sıkıntısını gidermeye yetmeyeceği yönünde.
SENDİKALARIN ORTAK TEPKİSİ: "RAKAMLAR ÇARŞI PAZARLA UYUŞMUYOR"
Sendikalar, TÜİK tarafından açıklanan veriler ile vatandaşın markette, pazarda, kirada ve temel ihtiyaçlarda karşılaştığı fiyat artışları arasında ciddi fark bulunduğunu dile getiriyor.
Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu ENAG'ın Mayıs ayı enflasyonunu aylık yüzde 2,16, yıllık yüzde 53,13 olarak açıklaması da tartışmaları büyüten unsurlardan biri oldu.
Çalışan temsilcileri, resmi rakamlarla günlük hayatın gerçekleri arasındaki farkın her geçen gün daha görünür hale geldiğini belirtiyor.
LEVENT KURUOĞLU: "İKTİDAR MASAL ANLATIYOR"
Konuya ilişkin en dikkat çekici değerlendirmelerden biri Hür-Sen Konfederasyonu ve Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu'ndan geldi.
Kuruoğlu, açıklanan rakamların kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik tabloyu gizleyemeyeceğini belirterek, "İktidar masal anlatıyor, yetkili sendikalar seyrediyor, memur ve emeklisi yoksullaşıyor" ifadelerini kullandı.
Beş aylık enflasyonun yüzde 16,61'e ulaşmasına rağmen maaş artışlarının bu seviyenin gerisinde kaldığını belirten Kuruoğlu, memur ve emeklilerin yılın yarısı dolmadan alım gücü kaybettiğini söyledi.
Ekonomi yönetiminin enflasyondaki aylık yavaşlamayı başarı hikâyesi olarak sunduğunu ifade eden Kuruoğlu, vatandaşın ise markette, kirada, ulaşımda ve temel ihtiyaçlarda hayat pahalılığıyla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Kuruoğlu, maaşların yılda iki kez değil, gerçekleşen enflasyona göre güncellenmesi gerektiğini savunarak şu talepleri sıraladı:
-
Maaşlar gerçekleşen enflasyon oranında düzenli olarak güncellenmeli,
-
Enflasyon farkı sistemi yeniden ele alınmalı,
-
Memurlara refah payı verilmeli,
-
Kamu çalışanlarının alım gücü korunmalı.
"Memur ve emeklisi sadaka değil hakkını istiyor" diyen Kuruoğlu, vatandaşın hissettiği gerçek enflasyonun resmi tabloların ötesinde olduğunu söyledi.
"ENFLASYON FARKI ZAM DEĞİL"
Sendikaların üzerinde en fazla durduğu konu ise enflasyon farkı uygulaması oldu.
Çalışan temsilcileri, kamuoyunda sıkça kullanılan "Temmuz'da şu kadar zam yapılacak" söyleminin gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirtiyor.
Sendikalara göre enflasyon farkı yeni bir kazanç değil, geçmiş aylarda yaşanan gelir kaybının gecikmeli olarak telafi edilmesinden ibaret.
Bu nedenle birçok sendika enflasyon farkının yanında ayrıca refah payı verilmesini talep ediyor.
MEMUR-SEN'DEN SEYYANEN ZAM ÇAĞRISI
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da açıklanan verilerin ardından yaptığı değerlendirmede, kamu çalışanları ve emeklilerin gelir kayıplarının büyüdüğünü söyledi.
Yalçın, yılın ilk beş ayında oluşan yüzde 16,61'lik enflasyonun maaşlara yapılan artışı aştığını belirterek, seyyanen zam verilmesinin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Yalçın ayrıca çalışanlar arasındaki ücret farklılıklarının da giderilmesi gerektiğini savundu.
TÜRKİYE KAMU-SEN: "ALIM GÜCÜ HER GEÇEN GÜN AZALIYOR"
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ise yaptığı değerlendirmede yüksek enflasyonun kamu çalışanları ve emekliler üzerindeki etkisinin her geçen gün arttığını söyledi.
Kahveci, ilk beş aylık enflasyonun maaş artışlarını tamamen ortadan kaldırdığını belirterek kamu çalışanlarının ve emeklilerin yüzde 5'in üzerinde alacaklı duruma düştüğünü ifade etti.
Ek zam, refah payı ve eşel mobil sistemine geçilmesi gerektiğini savunan Kahveci, ücretlerin enflasyon karşısında korunmasının artık zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.
DİSK VE DİĞER SENDİKALAR ŞEFFAFLIK İSTİYOR
DİSK başta olmak üzere çeşitli sendikalar ise TÜİK'in enflasyon hesaplamalarında kullandığı fiyat verilerinin kamuoyuna açıklanmamasını eleştiriyor.
Özellikle enflasyon sepetindeki ürün fiyatlarının ayrıntılı şekilde paylaşılması gerektiğini savunan sendika temsilcileri, şeffaflığın artırılmasının kamuoyundaki güven tartışmalarını azaltacağını belirtiyor.
TEMMUZ ZAMMI TARTIŞMASI ŞİMDİDEN BAŞLADI
Haziran ayı enflasyonunun açıklanmasına bir ay kala, çalışanlar ve emekliler Temmuz ayında maaşlarına yapılacak artışa odaklanmış durumda.
Ancak sendikaların ortak görüşü oldukça net:
Açıklanacak zam oranının yalnızca enflasyon farkından ibaret kalması halinde milyonlarca memur, işçi ve emeklinin yaşadığı geçim sıkıntısının çözülmesi mümkün görünmüyor.
Bu nedenle çalışan kesimin beklentisi yalnızca enflasyon farkı değil; refah payı, ek zam ve alım gücünü kalıcı olarak koruyacak yeni bir ücret politikası olarak öne çıkıyor.
SEO Anahtar Kelimeler:
TÜİK enflasyon, Mayıs enflasyonu, Levent Kuruoğlu, Hür-Sen, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen, enflasyon farkı, memur zammı, emekli zammı, refah payı, ENAG enflasyon, kamu çalışanları, Temmuz zammı, maaş artışı, Samsun haberleri.
Yorumlar
Kalan Karakter: