Samsun'un İlkadım Hançerli Mahallesi'nde 20 yıldır faaliyet gösteren Gül Yufka, sadece yufka üretmiyor; mahalle kültürünü, alın terini ve geleneksel lezzetleri de yaşatıyor. İşletme sahibi Şeref Örnek, değişen zamana rağmen el emeğinden vazgeçmeyen esnaflardan biri.
Samsun'da sabahın ilk ışıkları henüz görünmeden bazı iş yerlerinde mesai çoktan başlamış oluyor. Gül Yufka da bunlardan biri. Kapılar açıldığında içeride çoktan hamurlar yoğrulmuş, tezgâhlar hazırlanmış, sacın ateşi yanmış oluyor.

Bugün market raflarında onlarca farklı yufka markası bulunuyor. Ancak birçok vatandaş hâlâ böreğini, gözlemesini ve kışlık hazırlıklarını mahalle yufkacısından aldığı el açması yufkalarla yapmayı tercih ediyor.
İşte bu tercihin arkasında 20 yıllık bir emek hikâyesi yatıyor.
Bir Yufkadan Fazlası
Gül Yufka'nın sahibi Şeref Örnek için bu iş sadece ticaret değil.
Çünkü yufka, Anadolu mutfağının en eski geleneklerinden biri. Hamurun kıvamı, kullanılan unun kalitesi, oklavanın ustalığı ve sacın sıcaklığı bir araya gelmeden iyi bir yufka ortaya çıkmıyor.
Dışarıdan bakıldığında birkaç dakikalık bir iş gibi görünen üretim süreci, aslında uzun bir hazırlığın sonucu.
Hamurun dinlenmesi, bezelerin hazırlanması, açılması ve sac üzerinde pişirilmesi büyük bir dikkat gerektiriyor. Bir anlık hata bütün emeği boşa çıkarabiliyor.
Market Yufkasıyla Aynı Değil
Son yıllarda hazır ve paketli ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel üretim yapan işletmelerin sayısı azalmaya başladı.
Buna rağmen Gül Yufka'nın müşteri kitlesi her geçen yıl büyümeye devam ediyor.
Bunun en önemli nedeni ise lezzet ve güven.
Vatandaşlar, yufkanın nerede ve nasıl üretildiğini biliyor. Kullanılan unu, emeği ve ustalığı görüyor. Özellikle ev hanımları, börek yaparken el açması yufkanın farkını hemen anlayabildiklerini söylüyor.

Ramazan ve Kış Hazırlıkları Yoğun Geçiyor
Yılın bazı dönemlerinde ise iş yoğunluğu katlanıyor.
Ramazan ayında güllaç ve böreklik yufka talepleri artarken, sonbahar aylarında kış hazırlığı yapan aileler yufka siparişleri veriyor.
Eskiden köylerde imece usulü yapılan birçok hazırlık bugün şehir merkezlerinde bu tür işletmeler sayesinde devam ediyor.
Bu nedenle mahalle yufkacıları sadece üretim yapan işletmeler değil, aynı zamanda geleneksel mutfak kültürünün de taşıyıcıları olarak görülüyor.
Artan Maliyetlere Rağmen Üretim Sürüyor
Türkiye genelinde olduğu gibi küçük esnaf da son yıllarda yükselen maliyetlerle mücadele ediyor.
Un fiyatları, enerji giderleri ve işçilik maliyetleri her geçen gün artarken, geleneksel üretim yapan işletmeler ayakta kalabilmek için büyük çaba gösteriyor.

20 yıldır aynı dükkânda üretim yaptıklarını belirten Şeref Örnek ise yaşanan ekonomik zorluklara rağmen kaliteden taviz vermediklerini söyledi.
"Bugün üretici de esnaf da ciddi bir ekonomik baskı altında. Un, enerji, işçilik... Her kalemde maliyet yükseliyor. Böyle dönemlerde bazıları maliyeti düşürmek için kaliteden taviz verebiliyor. Bizim anlayışımız ise farklı. İnsanların evine giren bir ürünü üretirken hileye başvuramazsınız. Bugün ayakta kalabiliyorsak bunun sebebi dürüst çalışmamız ve müşterimizin bize duyduğu güvendir. Bu meslek sadece para kazanmak için yapılacak bir iş değil, vicdan işidir. Çünkü ürettiğiniz her ürün bir ailenin sofrasına gidiyor. Biz müşterimize ne yedirdiysek kendi soframıza da onu koyduk. 20 yıldır ayakta kalmamızın sebebi de budur."
Mahallenin Tanıdığı Bir İsim
20 yıldır aynı mahallede hizmet veren Gül Yufka, artık birçok kişi için sıradan bir işletme değil.
Buradan alışveriş yapan bazı müşteriler çocuklarını büyüttü, torun sahibi oldu. Yıllar içerisinde nesiller değişti ama aynı dükkândan çıkan yufkanın kokusu değişmedi.
Belki de bu yüzden Gül Yufka'nın hikâyesi sadece bir esnaf hikâyesi değil.
Bu hikâye; sabahın erken saatlerinde başlayan emeğin, mahalle kültürünün, geleneksel üretimin ve alın teriyle ayakta duran küçük esnafın hikâyesi.
Samsun'un Hançerli Mahallesi'nde 20 yıldır yanmaya devam eden o sac ateşi, aslında bir mesleğin ve bir kültürün de yaşadığını gösteriyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: