Teknolojinin gelişmesiyle birlikte çocukların haber kaynaklarına erişimi her zamankinden daha kolay hale geldi. Öğr. Gör. Elif Türel, doğal afet, şiddet ve savaş gibi olumsuz içeriklerin çocukların duygusal dünyasını doğrudan etkilediğini vurgulayarak, ebeveynlerin bu süreçteki rolüne dikkat çekti.
Olumsuz Haberler Kişisel Tehdit Olarak Algılanabiliyor
Erken çocukluk döneminde soyut düşünme becerisinin henüz tam gelişmediğini hatırlatan Türel, çocukların ekranlarda gördükleri olayları kendi yaşamlarına genelleyebildiğini ifade etti:
"Televizyonda izlenen bir deprem ya da şiddet haberi, çocuk tarafından her an kendi başına gelebilecek bir olay gibi algılanabilir. Sosyal medyadaki abartılı başlıklar ve dramatik görüntüler; çocuklarda uyku sorunları, kaygı ve dikkat dağınıklığına yol açabilir."
Sessiz Kalmak Çözüm Değil
Ebeveynlerin sıklıkla düştüğü "hiç açıklama yapmama" hatasına değinen Türel, belirsizliğin çocukta daha büyük korkulara yol açtığını belirtti. Çocuğu korumak adına tamamen sessiz kalmanın, çocuğun kendi zihninde daha korkutucu senaryolar üretmesine neden olabileceğini söyleyen Türel, şu önerilerde bulundu:
-
Maruziyeti Sınırlayın: Sürekli haber kanallarının açık olması kaygıyı tetikler.
-
Duyguları Hafife Almayın: "Korkacak bir şey yok" demek yerine, çocuğun duygusunu anlamaya çalışın.
-
Kendi Kaygınızı Yönetin: Yetişkinlerin aşırı tepkileri çocuktaki güvensizlik hissini artırır.
Sağlıklı İletişim Psikolojik Dayanıklılığı Artırır
Çocukları gündemden tamamen koparmak yerine, onlara yaşlarına uygun, şeffaf ve güven veren bir rehberlik sunulması gerektiğini belirten Elif Türel, "Sakin ve açık bir iletişim, çocukların olayları anlamlandırmasını sağlar ve psikolojik dayanıklılıklarını destekler," diyerek sözlerini tamamladı.
GARABEY
Yorumlar
Kalan Karakter: