13 Ağustos 2025 – Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu (Hür-Sen), 8. Dönem Kamu Toplu Sözleşme görüşmelerinde hükümetin açıkladığı yüzde 24’lük zam teklifine karşı Türkiye’nin dört bir yanında alanlara çıktı. Tüm illerde yapılan eş zamanlı basın açıklamalarında, geçmiş dönem kayıpların telafi edilmesi ve alım gücünün yükseltilmesi çağrısı yapıldı.
Hür-Sen Konfederasyonu ve Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, sosyal Medya X adresinde; "Hür Sen Konfederasyonu olarak bugün, Memurlara reva görülen sefalet zammına karşı ülke genelinde basın açıklamaları yaptık. İktidara ve yetkili konfederasyonlara uyarımızı yaptık." mesajını verdi.
“Teklif Alın Terini Yok Sayıyor”
Hür-Sen’in açıklamasında, hükümetin 2026 yılı için yüzde 10 + yüzde 6, 2027 yılı için ise yüzde 4 + yüzde 4’lük zam önerisinin, yetkili sendikanın talebinin altıda biri olduğu belirtildi. Bu teklifin, mutfakta, pazarda, kirada ve faturada kendini gösteren ekonomik gerçeği görmezden geldiği vurgulandı.
‘TÜİK’in süslenmiş rakamlarının ötesinde bir hayat pahalılığı var. Her gün yaşanan zam fırtınası memurun cebini eritiyor. İki yıl için yüzde 24’lük artış önermek, “Memur susar, biz ne verirsek razı olur” demektir’ denildi.
Hükümete ve Sendikalara Çifte Uyarı
Hür-Sen, yalnızca hükümete değil, masada oturan sendikalara da sert mesajlar gönderdi:
‘Yıllardır attığınız imzalarla memuru ve emekliyi sefalete mahkûm ettiniz. Gösterişten öteye gitmeyen protestolar bu mücadeleyi temsil edemez. Tüm sendikalar birleşmeli ve tarihin en büyük memur eylemi yapılmalıdır.’
“Hak Verilmez, Alınır”
Açıklamada, hükümetten gerçek enflasyon, refah payı ve taban aylık artışını masaya getirmesi istendi. Sendikalara ise ‘Protokol ve koltuk sevdasını bırakın, ya mücadelenin öncüsü olun ya da tarihe memurun hakkını masada satanlar olarak geçersiniz’ çağrısı yapıldı.
“Alım Gücümüz 5 Yılda %200–300 Eridi”
Hür-Sen, manipüle edilmiş enflasyon verileri üzerinden yapılan zam politikalarının memurların alım gücünü son 5 yılda yüzde 200–300 gerilettiğini belirtti. Geçmişte krediyle ev veya araba alabilen memurların bugün bunu düşünmesinin bile imkânsız hale geldiği vurgulandı.
Hür-Sen açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
‘Ne siyasi iktidara ne de sendikal çıkar hesaplarına boyun eğeriz. Hak yoksa huzur yok, adalet yoksa sessizlik yok. Emeğin karşılığı verilene kadar bu mücadele bitmeyecek.’

BASIN AÇIKLAMASI TAM OLARAK ŞÖYLE:
8. Dönem Kamu Toplu Sözleşme görüşmeleri 28 Temmuz’da başladı, 19 Ağustos’ta sona erecek. Masada hükümet adına Kamu İşveren Heyeti, çalışanlar adına ise üç konfederasyon bulunuyor. Ve bugün hükümet, ilk teklifini açıkladı: 2026 yılı için %10 + %6, 2027 yılı için %4 + %4. İki yılın toplamı %24.
Bu oran, yetkili sendikanın talebinin altıda biri seviyede. Geçmiş kayıpları telafi etmeyen, geleceğe güven vermeyen bu oran, milyonlarca memur ve emeklinin alın terini yok saymaktır. Bu teklif, mutfakta, pazarda, kirada ve faturada kendini gösteren ekonomik gerçeği yok saymaktır.
Biz biliyoruz ki, TÜİK’in süslenmiş rakamlarının üzerinde bir hayat pahalılığı var. Her gün çarşıda, pazarda, mutfakta yaşanan zam fırtınası memurun cebindeki parayı eritiyor. Bu tablo ortadayken hem de 2 yıllığına %24’lük artış önermek, “Memur, emekli susar, biz ne verirsek razı olur” demektir.
Buradan hükümete açıkça sesleniyoruz: Gerçek enflasyonu görmezden gelen bu teklif, kabul edilemez! Refah payı, taban aylık artışı, geçmiş kayıpların telafisi olmadan masaya konulan her rakam, emeğe ihanettir.
Ama biz yalnızca hükümete değil, masada oturan sendikalara da sesleniyoruz: Toplu sözleşme maziniz ortada! Yıllardır attığınız imzalarla memuru ve emekliyi sefalete mahkûm ettiniz. “Eylem” diye kamuoyuna sunduğunuz şeyler, göstermelik basın açıklamaları ve birkaç saatlik protestolar oldu. Bu sendikacılık değil, iktidarın memuru oyalama mekanizmasıdır!
Herkes bilsin ki artık bu tiyatroya izin vermeyeceğiz! Tüm sendikalar bir araya gelmeli, tarihin en büyük memur eylemi yapılmalıdır. Bu masa, tek bir sendikanın değil, milyonlarca kamu çalışanı ve açlık sınırının altında maaşa mahkûm edilmiş emeklilerimizin de masasıdır.
Bu sebeple, hepimiz birlikte mücadele etmeliyiz. Toplamda iki yıllık %24 eden bir zammın teklifi dahi, sendikacılığın varlık sebeplerini ortadan kaldıracak boyuttadır. Bunun sorumlusu da şüphesiz, yetkili ve sözde etkili sendikalar olacaktır.
Buradan net uyarımızı yapıyoruz: Memuru ve emekliyi, zamana yayarak masada satmaya kalkarsanız bunun bedelini ödersiniz! Hür-Sen olarak bunu asla kabul etmeyiz! Bunu yapanın ipliğini pazara çıkarır, kamuoyuna isim isimaçıklarız.
Bizim duruşumuz nettir: * Hak verilmez, alınır.
• Masada kazanamayan, sokakta kazanır.
• Sessizlik iktidarın işine yarar, birlik ise memurun gücüdür.
Hükûmete çağrımız: Masaya gerçek enflasyonu, refah payını ve taban aylık artışını koyun. Sadece rakam açıklamakla olmaz; adaletli bir paylaşım iradesi gösterin.
Masadaki sendikalara çağrımız: Protokol ve koltuk sevdasını bırakın. Ya bu mücadelenin öncüsü olursunuz ya da tarihe memurun hakkını masada satanlar olarak geçersiniz.
Hür-Sen olarak biz bu oyunu bozacağız. Ne siyasi iktidara ne de sendikal çıkar hesaplarına boyun eğeceğiz.
Unutmayın: Hak yoksa huzur yok! Adalet yoksa sessizlik yok! Emeğin karşılığı verilene kadar bu mücadele bitmeyecek!
Yetkili sendika 2026 yılı için toplam %88, 2027 yılı için ise toplam %46 zam talep etmişti. Bu iki yıl için toplam %134 zam demektir. İktidar ise, %134’lük zam talebine karşılık, iki yıl için sadece %24 teklif etmiştir. İktidarın geçmiş 5 yıllık kayıplarımızı telafi etmek gibi bir düşüncesi olmadığı görülmüştür. Manipüle edilmiş TÜİK enflasyonu üzerinden yapılan zam politikası sonucu, memurlarımızın alım gücü bugün, son 5 yıla göre %200-300 oranında gerilemiştir. Eşi çalışan bir memur geçmişte banka kredisi çekerek ev, araba alabilirken, bugün bunu hayal etmeleri bile mümkün değildir. Bu tablo, iktidarın sorumsuzluğunun eseridir. Tabii ki sarı sendikacılık anlayışı da, bu sonuçtan iktidar kadar sorumludur.
Sendikal alanda öne çıkan, ön/arka bahçe sendikacılığı anlayışı, memurlarımızın en büyük düşmanıdır. Hükümet, “Nasıl olsa aldığım karara sendikalar ses çıkarmaz, sen ben bizim oğlan mantığı ile işi bağlarız” anlayışındadır.
Tüm sendikaları uyarıyoruz, bir defa da olsa milyonlarca üyenizin, açlık sınırında yaşayan emeklinin omuzlarınıza yüklediği sorumluluğu hissederek hareket edin. Biz Hür-Sen olarak elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız.
Haber: Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: