Modern yaşamın bireylerden güçlü, üretken ve sürekli başarılı olmalarını beklediğini ifade eden uzmanlar, bu beklentiler karşısında insanların kendilerine karşı anlayışlı ve şefkatli olmayı çoğu zaman ihmal ettiğine dikkat çekiyor. Bu noktada psikoloji literatüründe giderek daha fazla önem kazanan ‘öz şefkat’ kavramı öne çıkıyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, öz şefkatin bireyin zorlandığı anlarda kendisine karşı yargılayıcı değil, anlayışlı ve destekleyici bir tutum geliştirebilmesi anlamına geldiğini söyledi. Erol, hata yapılan durumlarda kendini sert şekilde eleştirmek yerine yaşanan deneyimi insan olmanın doğal bir parçası olarak görmenin, psikolojik sağlamlık açısından önemli bir yaklaşım olduğunu vurguladı.
Öz şefkat psikolojik dayanıklılığı artırıyor
Araştırmaların öz şefkat düzeyi yüksek bireylerin depresyon ve anksiyete belirtilerini daha az yaşadığını gösterdiğini belirten Erol, bu kişilerin stresle daha etkili baş edebildiğini ve psikolojik dayanıklılıklarının daha güçlü olduğunu ifade etti. Öz şefkatin, bireyi sorumluluklardan uzaklaştıran bir rahatlık hali değil; zorlayıcı deneyimlerle daha sağlıklı bir iç ilişki kurma becerisi olduğunu kaydetti.
Özsaygı ile öz şefkat karıştırılıyor
Toplumda özsaygı ve öz şefkat kavramlarının sıklıkla birbirine karıştırıldığına dikkat çeken Erol, özsaygının çoğu zaman başarı ve performansa bağlı olarak şekillendiğini, öz şefkatin ise koşulsuz bir kabul içerdiğini söyledi. Özsaygı “başardım, bu yüzden iyiyim” yaklaşımına dayanırken, öz şefkatin “zorlanıyorum ama yine de değerliyim” diyebilme gücü sunduğunu dile getirdi.
Öz şefkat geliştirilebilir bir beceri
Öz şefkatin doğuştan gelen bir özellik olmadığını, zamanla geliştirilebileceğini vurgulayan Erol, kişinin öncelikle kendi iç sesiyle temas kurması gerektiğini belirtti. Zor anlarda kullanılan iç konuşmaların fark edilmesinin önemli bir başlangıç olduğunu ifade eden Erol, duyguları bastırmadan kabul etmenin, nefes ve farkındalık egzersizlerinin öz şefkat geliştirmede etkili olduğunu söyledi.
Kendine karşı yumuşak olmak zayıflık değil
Pek çok kişinin öz şefkati zayıflık olarak algıladığını belirten Erol, eleştirel ebeveyn tutumları, travmatik deneyimler ve mükemmeliyetçiliğin bu becerinin gelişimini zorlaştırabildiğini dile getirdi. Terapötik süreçte bireylerin kendilerine şefkat göstermeye başladıklarında başlangıçta rahatsızlık hissedebileceğini, ancak bunun iyileştirici bir sürecin işareti olduğunu ifade etti.
Erol, öz şefkatin erken yaşlarda öğrenilebilen ve yaşam boyu koruyucu etkisi olan bir beceri olduğunu belirterek, özellikle çocuklar ve gençler için rol model davranışların bu süreçte büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: