Samsun Sanayici ve İş İnsanları Derneği (SAMSİAD), Körfez bölgesinde derinleşen askeri ve siyasi krizlerin küresel yatırım hareketleri üzerindeki etkisini değerlendiren stratejik analizini kamuoyuyla paylaştı. Raporda, bölgedeki çatışma ortamının kalıcı riskler barındırdığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin operasyonel güvenlik arayan uluslararası sermaye için güçlü bir alternatif sunduğu ifade edildi.
Körfez’de Artan Risk ve Kalıcı Belirsizlik
Analize göre ABD-İsrail ve İran arasında yükselen gerilim, bölgesel bir çatışma sürecine dönüşerek Körfez coğrafyasında istikrarsızlığı derinleştirdi. Raporda öne çıkan başlıklar şöyle:
-
Çatışmanın askeri sonucu ne olursa olsun, kısa vadede kalıcı istikrar beklenmiyor.
-
Bölgenin uzun süre güvenlik riski altında kalabileceği öngörülüyor.
-
Çok uluslu şirketler açısından üretim merkezleri, enerji altyapısı ve çalışan güvenliği orta vadede kırılganlığını sürdürecek.
SAMSİAD, bu tablo karşısında küresel firmaların “tek merkezli” operasyon modelinden uzaklaşarak risk dağılımı arayışına girdiğine dikkat çekti.
Güvenli Liman Arayışı: Türkiye
Raporda, NATO üyeliği, Avrupa ve Asya’ya eş zamanlı erişim sağlayan jeopolitik konumu ve gelişmiş lojistik altyapısıyla Türkiye’nin ön plana çıktığı vurgulandı.
Türkiye’nin hem yönetim hem üretim hem de lojistik merkezi olabilecek kapasiteye sahip olduğu ifade edildi.
İstanbul ve Samsun Aksı Öne Çıkıyor
SAMSİAD analizinde yatırım kaymalarını karşılayabilecek iki ana merkez işaret edildi:
İstanbul: Çok uluslu firmaların yönetim ve finans ofisleri için küresel merkez potansiyeli taşıyor.
Samsun: Karadeniz’in en büyük limanlarından biri olarak güvenli üretim ve lojistik üssü olma kapasitesine sahip. Samsun-Mersin Sanayi Koridoru ve demiryolu hattının tamamlanmasının, kenti stratejik ticaret kapısı haline getireceği belirtiliyor.
“Türkiye Güven ve İstikrar Köprüsü Olmaya Hazır”
SAMSİAD Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, küresel sermayenin belirsizlik dönemlerinde maliyet kadar güvenlik ve sürdürülebilirlik aradığını belirterek şunları söyledi:
‘Küresel sermaye, belirsizlik dönemlerinde yalnızca maliyet avantajına bakmaz. Güvenlik ve sürdürülebilirlik temel kriterdir. Türkiye bu süreçte güven ve istikrar köprüsü olmaya hazırdır.’
Eldemir, kamu ve özel sektör arasında kurulacak güçlü diyalog zemininin yatırım çekme sürecinde belirleyici olacağını ifade etti.
GARABEY
Yorumlar
Kalan Karakter: