Şair-yazar M. Halistin Kukul, ‘Düşündükçe/44’ başlıklı yeni yazısında, son dönemde sıkça tartışılan din-toplum ilişkilerine farklı bir açıdan yaklaşarak dikkat çeken ifadeler kullandı. Bazı ilahiyatçıların, “Hristiyanlar neden Müslüman olmuyor?” sorusunu halkın davranışlarına bağlamasına tepki gösteren Kukul, asıl muhasebenin içeride yapılması gerektiğini söyledi.
“Müslümanlar neden deist veya ateist oluyor?”
Kukul, konuyu tersinden okuyarak daha kritik bir soru yöneltti:
‘Müslümanlar niçin deist veya ateist oluyorlar?’
Kendisine göre bu sorunun görmezden gelinmesi, Türkiye’deki dinî yapının sorgulanması gereken noktalarının üstünün kapatılması anlamına geliyor. 2020’de yayımladığı ‘Deizm: Ufuktaki Tehlike’ başlıklı yazısını hatırlatan Kukul, o dönem yapılan uyarıların dikkate alınmadığını söyledi.
“Bu kurumlar varken gençler neden uzaklaşıyor?”
Türkiye’de yüzlerce İlahiyat Fakültesi, Yüksek İhtisas Merkezi, yüzlerce İmam Hatip Lisesi ve binlerce din görevlisinin bulunduğuna işaret eden Kukul, bu tabloya rağmen gençlerin dinden kopuş yaşamasını ‘önce kendi kusurlarımızda aramalıyız’ diyerek değerlendirdi: “Bu kadar kurum ve görevliye rağmen insanımız hâlâ dinden uzaklaşıyorsa, önce kusuru kendimizde aramalıyız.”
Toplumsal çürüme başlıklarını tek tek sıraladı
Kukul, konuşulması gereken asıl alanların; yalan, müstehcenlik, riyakârlık, liyakatsizlik, adaletsizlik, adam kayırma, fâiz, kibir ve vurdumduymazlık gibi toplumsal bozulmalar olduğunu şu sözlerle vurguladı: “Bu alanlarda zerre kadar bir azalma ya da pişmanlık görmüyoruz.”
“Usûl ve üslup gözden geçirilmeli”
Kukul, din dilinin toplumda güven duygusu yaratması gerektiğini, kibirli ve tepeden bakan bir üslubun insanları uzaklaştırdığını belirtti:
-
“Benbilirim kibrinden uzak durulmalı.”
-
“Kaba konuşmalardan, alaycı ifadelerden sakınılmalı.”
-
“İnsanlara tepeden bakan bir dil terk edilmeli.”
Kukul’a göre tavır, çoğu zaman bilginin önüne geçiyor ve inandırıcılık kaybının temel sebeplerinden biri de bu.
“Önce kendi evlatlarımız neden kaçıyor?”
Türkiye’de Müslüman ailelerin çocuklarının dinden uzaklaşmasının sosyo-kültürel ve psikolojik boyutlarının araştırılması gerektiğini belirten Kukul, asıl endişelenmesi gereken noktanın burası olduğunu ifade etti: “Başka toplumlardan önce, kendi çocuklarımız niçin kaçıyor; bunun tespiti yapılmalı.”
Kuran ve hadis vurgusu
Yazısında Kur’an’ın “İnsanlara güzellikle söz söyleyiniz” (Bakara 83) ayetine ve “Söz söylemekte kısa ve veciz söylemekle emrolundum” hadis-i şerifine yer veren Kukul, dinin nezaket ve hikmetle anlatılması gerektiğini aktardı.
M. Halistin Kukul, yazıyı kendine özgü şiirsel bir pasajla tamamladı:
“Hasretiz güzel söze, şefkatle bakan göze;
Nurlu-berrak bir yüze, derin manalı öze…”
M. Halistin Kukul’un bu makalesinin tam metnini ve ‘Düşündükçe’ yazı dizisinin ve diğer bölümlerini okumak için:
👉 KapsamHaber – M. Halistin Kukul Köşesi bölümüne göz atabilirsiniz.
Yorumlar
Kalan Karakter: