Merkezi Samsun’da bulunan Büyük Türk Turan Hareketi Derneği (BTTH), bu haftaki sohbet programında Emekli Öğretim Görevlisi, şâir ve yazar M. Halistin Kukul’u ağırladı.
BTTH Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen ‘Millî Kültürümüzün Meseleleri’ başlıklı konferans, kültür ve fikir hayatına ilgi duyan çok sayıda davetlinin iştirakiyle yapıldı.
Program Yoğun Katılımla Gerçekleşti
BTTH Genel Başkanı Av. Lütfi Keskin’in takdimiyle başlayan programa;
-
Prof. Dr. Kenan Erzurumlu
-
Av. Necati Bulutay
-
Prof. Dr. Kudret Kevseroğlu
ve çok sayıda davetli katıldı.
‘Millî Kültür Aile Ocağında Başlar’
Konuşmasında millî kültürün tarifini yapan M. Halistin Kukul, kültürün yalnızca kitaplarda kalan bir mefhum olmadığını, milletin asırlar boyunca meydana getirdiği maddî ve mânevî birikimin bütünü olduğunu ifade etti.
Kukul, şu değerlendirmede bulundu:
‘Millî kültür, aile ocağında başlar ve millî meseleleri gaye edinen derneklerde, ocaklarda ve gönül birliklerinde gelişerek devam eder.’
Kukul’a göre kültür; dil, din, ahlâk, hukuk, iktisat, sanat, gelenek, görenek ve hayat tarzının müşterek ifadesidir.
Ziya Gökalp’ın ‘Hars’ Tarifi Hatırlatıldı
Konuşmasında Türk fikir hayatının mühim isimlerinden Ziya Gökalp’a da atıfta bulunan Kukul, Gökalp’ın kültür için kullandığı ‘hars’ kavramını hatırlattı.
Gökalp’ın tarifini aktaran Kukul, kültürün bir milletin dinî, ahlâkî, hukukî, iktisadî ve fennî hayatının ahenkli bir bütünü olduğunu ifade etti.
‘Düğün de Kültürdür, Cenaze de’
Kukul, millî kültürün hayatın her safhasında kendisini gösterdiğini belirterek şunları söyledi:
‘Düğünlerden cenaze merasimlerine, yemeklerden halk oyunlarına, mimariden komşuluk münasebetlerine, asker uğurlamalarından bayrağa ve vatana gösterilen hürmete kadar bütün değerler millî kültürün bir parçasıdır.’
Türkçedeki Bozulmaya Dikkat Çekti
M. Halistin Kukul, Türkçenin yabancı kelimelerin istilâsı altında kaldığını belirterek, şehirlerdeki tabela ve iş yeri isimlerinde Türkçe yerine yabancı kelimelerin kullanılmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Kukul, dildeki bozulmanın yalnızca kelime meselesi olmadığını, bunun aynı zamanda kültürel kimliğin zedelenmesi anlamına geldiğini söyledi.
Samsun’daki Tarihî Dokuya da Dikkat Çekti
Konferansta Samsun’daki bazı isimlendirmelere ve tarihî eserlerde yapılan müdahalelere de temas eden Kukul, özellikle Taşhan’ın aslî hüviyetini zedeleyen uygulamaları eleştirdi.
Trabzon, Kayseri ve Erzurum gibi şehirlerde de benzer manzaralarla karşılaşıldığını ifade eden Kukul, tarihî eserlerin korunmasının millî kültüre sahip çıkmanın temel şartlarından biri olduğunu vurguladı.
Ahlâkî ve Dinî Değerlerdeki Aşınmaya Vurgu
Kukul, yalnızca dilde değil; dinî ve ahlâkî kıymet hükümlerinde de ciddi aşınmalar yaşandığını belirtti.
Toplumun müşterek ölçülerinin zayıflamasının içtimaî hayatta derin yaralar açtığını ifade eden Kukul, millî kültürün muhafazasının Türkiye’nin geleceği bakımından hayatî önem taşıdığını söyledi.
‘Millî Kültürünü Koruyan Milletler Ayakta Kalır’
Konferansın sonunda katılımcılara seslenen M. Halistin Kukul, millî kültürün korunmasının geçmişe bağlılık kadar istikbale sahip çıkmak anlamına da geldiğini belirtti.
Kukul’un tarih, dil ve kültür şuuruna dair değerlendirmeleri, dinleyiciler tarafından dikkatle takip edildi.

GARABEY
Yorumlar
Kalan Karakter: