2026 yılının memurlar açısından ilk maaş gününde, Memur-Sen öncülüğünde kamu görevlileri Türkiye’nin 81 ilinde meydanlara çıkarak ücret dengesizliği ve gelir adaletsizliğine karşı güçlü bir ses yükseltti. “Ücrette Dengesizlik, Gelirde Adaletsizlik, Kamuda Huzursuzluk Bitsin” çağrısıyla yapılan açıklamalarda, toplu sözleşme süreçleri ve mevcut kamu personel sistemine yönelik kapsamlı eleştiriler dile getirildi.

Memur-Sen adına yapılan açıklamada, 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşmelerde belirlenen zam oranlarının kamu görevlilerini enflasyon karşısında korumadığı vurgulandı. Söz konusu düzenlemelerin yalnızca alım gücünü düşürmekle kalmadığı, aynı zamanda kamuda uzun süredir var olan ücret dengesini tamamen bozduğu ifade edildi. Aynı ortamda çalışan, benzer sorumluluklar taşıyan ancak farklı statülere sahip personel arasındaki maaş farklarının giderek büyüdüğü belirtildi.
“Emek Yok Sayıldı, İş Barışı Zedelendi”
Açıklamada, geçmişte yaşanan benzer bir ücret çarpıklığının devletin en üst düzeyinde yapılan müdahalelerle giderildiği hatırlatılarak, bugün gelinen noktada sistemin yeniden bozulduğu kaydedildi. Kamu görevlilerinin yıllarca eğitim alarak, sınavlardan geçerek ve alın teri dökerek ulaştıkları mesleki konumlarının görmezden gelindiği ifade edildi. Bu durumun kamuda huzuru bozduğu, çalışma barışını zedelediği ve kamu hizmetine olan motivasyonu düşürdüğü dile getirildi.
Memur-Sen, Maliye Bakanlığı, Kamu İşvereni ve Kamu İşveren Hakem Heyeti’nin sergilediği yaklaşımın adaletsizliği derinleştirdiğini savunarak, kamuda yaşanan huzursuzluğun artık inkâr edilemeyecek boyutlara ulaştığını vurguladı.

“Parçalı Düzenlemeler Sorunu Büyütüyor”
Basın açıklamasında, ücret adaletsizliğinin geçici ve sınırlı düzenlemelerle çözülemeyeceği net bir şekilde ifade edildi. Memur-Sen, kamudaki bu yapısal sorunun ancak bütüncül bir reform anlayışıyla giderilebileceğini belirtti. Belirli kesimleri kapsayan, kamu görevlilerinin tamamının beklentisini karşılamayan düzenlemelerin sorunu daha da karmaşık hale getirdiği dile getirildi.
Enflasyonla mücadelenin memuru ezerek yürütülemeyeceği vurgulanırken, sebebi olunmayan ekonomik yüklerin sabit gelirlilere fatura edilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Kamu Personel Reformu Talebi
Memur-Sen, Türkiye Yüzyılı vizyonuna uygun kapsamlı bir kamu personel reformu çağrısında bulundu. Açıklamada; kariyer basamaklarının yeniden düzenlenmesi, ücret skalasının görev, unvan ve sorumluluk esasına göre yapılandırılması, farklı statüler arasındaki ücret uçurumlarının giderilmesi ve görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki farkın kapatılması gerektiği vurgulandı.
Sendika Yasası ve Toplu Sözleşme Eleştirisi
Mevcut 4688 sayılı Sendika Yasası’nın ihtiyaçlara cevap vermediği belirtilen açıklamada, toplu sözleşme sistemi ve hakem kuruluna yönelik eleştiriler de yer aldı. Milyonlarca kamu görevlisi ve emeklinin mali ve sosyal haklarının kısa süreli pazarlıklara sıkıştırılmasının doğru olmadığı ifade edildi. Uluslararası sözleşmeler ve ILO normları hatırlatılarak, sendikal hak ve özgürlükleri güvence altına alan yeni bir yasal düzenlemenin zorunlu olduğu dile getirildi.
“Refah Payı Olmadan Huzur Sağlanamaz”
Açıklamanın son bölümünde, kamuda huzurun sağlanmasının ancak emekliliğe yansıyacak şekilde verilecek bir refah payı ile mümkün olacağı belirtildi. Alım gücündeki ciddi düşüşe dikkat çekilerek, bu sorunun ertelenmesinin sosyal maliyeti artıracağı uyarısı yapıldı.
Memur-Sen, taleplerinin bir ayrıcalık değil, emeğin karşılığı olduğunu vurgulayarak, kamuda adaletin tesis edilmesi, çalışma barışının yeniden sağlanması ve kamu hizmetinin niteliğinin korunması için mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini kamuoyuna duyurdu.

Yorumlar
Kalan Karakter: