Türkiye’nin kuruluş sürecinde tarihî bir dönüm noktası olan Misak-ı Milli kararlarının alındığı İstanbul’daki Meclis-i Mebusan binası yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik, yaptığı kapsamlı açıklamada, Kabataş–Fındıklı hattında bulunan tarihî Meclis-i Mebusan binasının ya Misak-ı Milli Müzesi olarak düzenlenmesi ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İstanbul yerleşkesi haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çevik, bu çağrının yalnızca bir bina talebinden ibaret olmadığını, Türkiye’nin tarihsel hafızasına ve millî iradesine sahip çıkma sorumluluğunun bir gereği olduğunu vurguladı.
Misak-ı Milli’nin tarihsel önemi
Adem Çevik, Misak-ı Milli’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş beyannamesi niteliği taşıdığını hatırlatarak, bu kararların 28 Ocak 1920’de İstanbul’daki Meclis-i Mebusan’da imzalandığını, 17 Şubat 1920’de ise Meclis kürsüsünden tüm dünyaya ilan edildiğini anımsattı. Bu tarihî kararların alındığı binanın bugün amacı dışında kullanıldığını belirten Çevik, bunun toplumsal hafızada ciddi bir kırılmaya yol açtığını dile getirdi.
İstanbul’dan Ankara’ya uzanan Meclis süreci
Açıklamada, 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan Birinci Meclis’te, İstanbul’daki Meclis-i Mebusan’dan gelen 174 milletvekilinin yer aldığına dikkat çekildi. İstanbul’un işgal edilmesi ve Meclis-i Mebusan’ın fiilen çalışamaz hale gelmesi nedeniyle yasama faaliyetlerinin Ankara’ya taşındığını ifade eden Çevik, Meclis-i Mebusan’ın Lozan Antlaşması’nı kabul etmemesinin ve Birinci Meclis’in 1923’te feshedilmesinin, Türkiye siyasi tarihinde önemli kırılma noktaları olduğunu söyledi.
Çevik, bugünkü TBMM’nin hukuki ve tarihsel olarak Meclis-i Mebusan’ın devamı niteliğinde olduğunu vurguladı.
Misak-ı Milli Müzesi önerisi
Beşiktaş Meclis-i Mebusan Caddesi No:24’te bulunan Fındıklı’daki tarihî binanın Misak-ı Milli Müzesi olarak düzenlenmesini öneren Adem Çevik, bu adımın millî iradeye sahip çıkmanın somut bir göstergesi olacağını belirtti. Çevik’e göre bu müze, Türkiye’nin darbelerle ve işgallerle dolu yakın tarihini doğru bir perspektifle gelecek nesillere aktaracak önemli bir merkez niteliği taşıyacak.
“Tarihini kaybeden millet, hafızasını da kaybeder” ifadelerini kullanan Çevik, tarihî Meclis’e ve millî iradeye sahip çıkmamanın, geçmişte yaşanan işgaller ve darbelerle yüzleşmemek anlamına geldiğini savundu.
TBMM’ye resmî çağrı
Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik, TBMM Başkanlığı’na hitaben yaptığı çağrıda, Meclis-i Mebusan binasının TBMM uhdesine alınmasını talep etti. Binanın ya TBMM’nin İstanbul ofisi olarak değerlendirilmesi ya da Misak-ı Milli Müzesi’ne dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Çevik, Misak-ı Milli belgesinin uzun yıllar kayıp kalmasının ve Meclis-i Mebusan zabıtlarının kamuoyuna açık olmamasının da tarihsel bir eksiklik olduğunu dile getirdi.
Tarih ve hafıza vurgusu
Çevik’in açıklamalarında, arşivlerin bir milletin hafızası olduğu vurgusu öne çıktı. Meclis-i Mebusan binasının müze haline getirilmesinin yalnızca mimari bir düzenleme değil, tarihsel ve toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirten Çevik, Türkiye’nin kuruluş sürecinde görev alan Meclis-i Mebusan ve Birinci Meclis üyelerini rahmetle andı.
Kaynak: Açıklamalar – Adalet Platformu
Tarihsel referans: Misak-ı Milli kararları (28 Ocak 1920), TBMM’nin açılışı (23 Nisan 1920)

Yorumlar
Kalan Karakter: