Sınav dönemlerinde öğrencilerin yaşadığı kaygı, belirli düzeyde olduğunda doğal ve motive edici bir süreç olarak kabul ediliyor. Ancak bu kaygı uyku, beslenme ve dikkat gibi günlük yaşam işlevlerini bozacak seviyeye ulaştığında uzmanlar profesyonel destek alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Eda Ergür, sınav kaygısına yaklaşımda önceliğin psikoterapi olması gerektiğini vurguladı.
Kaygı günlük yaşamı etkiliyorsa dikkat
Klinik Psikolog Eda Ergür, sınav kaygısının belli bir düzeyde öğrenciyi motive ettiğini belirterek, “Ancak bu kaygı günlük yaşam işlevselliğini bozacak, uyku, beslenme ya da dikkat düzeylerini olumsuz etkileyecek noktaya gelmişse mutlaka profesyonel değerlendirme yapılmalı” dedi.
Önce terapi desteği öneriliyor
Ergür, orta düzeyde sınav kaygısı yaşayan öğrencilerde ilk olarak psikoterapi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle bilişsel davranışçı terapi gibi yapılandırılmış yaklaşımların etkili sonuçlar verdiğini belirtti.
Psikoterapi sürecinde öğrencinin kaygısının altında yatan düşünce kalıplarının ele alındığını aktaran Ergür, mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ve aile beklentilerinin bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.
İlaç kullanımı son seçenek olmalı
İlaç tedavisinin ancak kaygının kronikleştiği ve fiziksel belirtilerin yoğunlaştığı durumlarda gündeme gelmesi gerektiğini belirten Ergür, bu kararın mutlaka çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından verilmesi gerektiğini ifade etti.
Kısa süreli ilaç kullanımının bazı özel durumlarda değerlendirilebileceğini belirten Ergür, “İlaçlar yalnızca belirtileri baskılar. Kök neden çözülmeden ilerlemek, uzun vadede baş etme becerilerini zayıflatabilir. Bu nedenle ilaç hiçbir zaman ilk seçenek olmamalı” diye konuştu.
Ailelerin yaklaşımı belirleyici
Uzmanlara göre sınav sürecinde ailelerin tutumu da büyük önem taşıyor. Ergür, ailelerin çocuklarını yargılamadan dinlemesi ve destekleyici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini belirtti.
Kaygının küçümsenmemesi gerektiğini ancak aşırı dramatize edilmesinin de doğru olmadığını ifade eden Ergür, güven veren bir aile ortamının öğrencinin süreci daha sağlıklı yönetmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.
“Sınav geçici, ruh sağlığı kalıcı”
Ergür, sınavların geçici olduğunu ancak çocukların ruh sağlığının kalıcı etkiler taşıdığını vurgulayarak, bu süreçte kazanılan baş etme becerilerinin yaşamın diğer alanlarında da önemli katkılar sağlayacağını belirtti.
Uzmanlar, sınav kaygısıyla başa çıkmak için erken dönemde doğru destek alınmasının öğrencinin hem akademik hem de psikolojik gelişimi açısından kritik olduğunu ifade ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: