Türkiye’de milyonlarca kamu çalışanı ve emekli, gözünü 8. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri’nden çıkacak kararlara çevirmiş durumda. Görüşmeler öncesi konuşan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, sendika olarak hem masanın itibarının korunmasını hem de çalışanların gerçek anlamda söz sahibi olmasını istediklerini vurguladı.
Masanın İtibarını Herkes Korumalı
Geylan, toplu sözleşme masalarının kamu çalışanlarının sorunlarının konuşulup çözüme kavuşturulacağı tek meşru zemin olduğunun altını çizdi. “Bu masanın itibarının korunması yalnızca sendikaların değil, hükümetin de sorumluluğudur. O masa gerçekten bir çözüm masası olmalı” ifadeleriyle, pazarlığın sadece şekli değil, ruhunun da korunması gerektiğine dikkat çekti.
Sahadan Gelen Talepler Masada
Türkiye Kamu-Sen’in 11 hizmet kolunda aylardır titiz bir çalışma yürüttüğünü belirten Genel Başkan, il temsilcileri ve şubelerden gelen taleplerin Ar-Ge birimince değerlendirildiğini ve kamu çalışanlarının beklentilerini içeren kapsamlı bir raporun hazırlanıp kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. “4688 sayılı yasanın verdiği yetki ve 600 bin üyemizden aldığımız güçle masada yalnızca kamu çalışanlarının sesi olacağız. Taleplerimizin hükümet nezdinde karşılık bulması için sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.
Seyyanen Zam ve Geçmiş Kayıpların Telafisi
Geylan, toplu sözleşme masasında en önemli başlıklardan birinin kamu çalışanlarının gelir kayıplarının telafisi olduğunu vurguladı. Temmuz itibarıyla yüzde 10,7’lik enflasyon farkına karşılık yüzde 5 zam verildiğini, toplamda yüzde 15,7’lik maaş artışının ise yaşanan ekonomik sıkıntılara çare olmadığını hatırlattı. “Önümüzdeki iki yılın maaş artışları görüşülmeden önce, geçmiş kayıplarımızın seyyanen zamla giderilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Enflasyon Farkı Aylık Olarak Ödensin
Bir diğer talep ise enflasyon farkının 6 ayda bir değil, her ay maaşlara yansıtılması. Geylan, “Kamu çalışanı, altı ay boyunca enflasyona karşı eziliyor. Enflasyona ezdirilmeyen memur sözü, ancak farkın aylık ödenmesiyle gerçek olur” dedi.
Refah Payı ve Ek Gösterge Sorunu
Refah payı uygulamasının kalıcı ve düzenli hale getirilmesini isteyen Talip Geylan, “Enflasyon farkı tek başına çözüm değil, refah payı rutine dönüşmeli. Böylece memur ve emekli biraz olsun rahat nefes alabilir” ifadelerini kullandı. Ayrıca, tüm kamu çalışanlarının ek göstergesinin 3600’e çıkarılmasını, geçmişte verilen sözlerin yerine getirilmesini talep etti. “Birinci dereceye inmiş tüm kamu çalışanları için 3600 ek gösterge artık ertelenmemeli” dedi.
Emeklilik ve Vergi Düzenlemesi Şart
Geylan, çalışan ve emekli maaşı arasındaki farkın büyüdüğüne, ilave ödemelerin emekliliğe yansıtılmamasının büyük mağduriyet yarattığına dikkat çekti. “Bugün emekli olan bir memur, maaşının neredeyse yarısını kaybediyor. İlave ödemeler de emeklilik kesintisine dahil edilmeli” dedi. Ayrıca, tüm kamu çalışanlarının maaşının yüzde 15’lik vergi diliminde sabitlenmesini, daha fazla vergiyle çalışanların gelirinin erimesinin önüne geçilmesini talep etti.
Kadro, Sözleşmeli İstihdam ve Mülakatın Kaldırılması
Sözleşmeli istihdam modeline son verilmesini isteyen Geylan, “Aynı işi yapan kamu çalışanları farklı statülerde olmamalı, herkes kadrolu istihdam edilmeli” dedi. Ayrıca, mülakat sisteminin kamunun her kademesinden kaldırılması, sadece yazılı sınav başarılarının esas alınması gerektiğini belirtti. “Mülakatlar yıllardır adaletsizliğe ve kul hakkı gaspına sebep oldu. Artık bu yanlıştan dönülmeli” diye konuştu.
Yardımcı Hizmetler, Eğitim Ödeneği ve Zorunlu Hizmet
Yardımcı Hizmetler Sınıfı çalışanlarının Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’na geçirilmesini isteyen Geylan, öğretmenlere ödenen Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği’nin asgari ücret seviyesine çıkarılmasını ve tüm eğitim çalışanlarına verilmesini de gündeme taşıdı. Zorunlu hizmet bölgelerinde çalışan öğretmenlere bölgenin şartlarına göre tazminat ödenmesi gerektiğini belirtti.
Sendika Yasasında Reform Şart
Türkiye Kamu-Sen’in gündeminde sendika yasasında reform da var. “2001’den bu yana uygulanan yasa artık ihtiyaca cevap vermiyor. Grev hakkı olmayan bir sendika kanunu eksik bir kanundur. ILO normlarına uygun, kamu çalışanlarının haklarını tam olarak koruyan, modern bir sendika kanunu istiyoruz” dedi.
Pazarlık Masası ve Hakem Kurulu Düzenlemesi
Toplu sözleşme masasında yetkili konfederasyon başkanının tek başına irade ortaya koymasının yanlışlığına işaret eden Geylan, her hizmet kolunun kendi müzakere gücüne sahip olması gerektiğini söyledi. Ayrıca, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun da hükümetin atadığı üyelerden bağımsız, tarafsız ve alanında uzman isimlerden oluşması gerektiğini belirtti.
Haber: Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: