Ortadoğu yine sancılı günlerden geçiyor.
İran'da eski Dini Lider Ali Hamaney için günler sürecek cenaze törenleri düzenlenirken, milyonlarca insan sokaklara akın ediyor. Reuters'ın aktardığına göre Tahran'da başlayan törenler, İran'ın farklı şehirlerine ve Irak'taki kutsal merkezlere uzanan geniş bir yas programına dönüştü.
Tam da böyle bir atmosferde ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptığı açıklamalar, askeri gücün ötesinde devlet adamlığı dili tartışmasını da beraberinde getirdi.
Tartışma Yaratan Üslup
Trump, İran için "Bir hafta izin verdik, cenazelerini kaldırıyorlar. Biz iyi insanlarız." ifadelerini kullandı. Ardından da İran'ın anlaşma yapmak istediğini öne sürdü.
Siyasette sert mesajlar yeni değil.
Ancak milyonlarca insanın yas tuttuğu bir dönemde kullanılan alaycı veya küçümseyici ifadeler, uluslararası ilişkilerde yalnızca muhatap yönetimi değil, toplumları da etkileyebiliyor.
Devletler Yönetimlerle Konuşur, Halklarla Kavga Etmez
Burada önemli olan nokta şudur:
İran yönetimi ayrı bir şeydir, İran halkı ayrı bir şeydir.
İran, farklı etnik kimliklerin birlikte yaşadığı büyük bir ülkedir. Azerbaycan Türkleri başta olmak üzere milyonlarca Türk soylu insan da bu coğrafyanın parçasıdır. Bu nedenle uluslararası krizlerde kullanılan dilin, halkları hedef alan veya onların acısını küçümseyen bir noktaya taşınmaması büyük önem taşır.
Devlet adamlığı da tam burada ortaya çıkar.
Sertlik Başka, Sorumluluk Başka
Hiçbir devlet, kendi güvenliğini tehdit eden gelişmelere sessiz kalamaz.
Ancak güçlü olmak ile gücü nasıl kullandığını göstermek aynı şey değildir.
Diplomasinin en temel ilkelerinden biri, savaş ihtimali devam ederken bile müzakere kapısını tamamen kapatmamaktır.
Trump'ın son açıklamaları ise bu açıdan eleştiriliyor. Çünkü kullanılan dil, askeri üstünlüğü göstermekten çok karşı tarafı aşağılayan bir üslup olarak algılanıyor.
Ortadoğu'nun İhtiyacı Yeni Bir Gerilim Değil
Bugün Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de ve İran'da yaşanan gelişmeler, Ortadoğu'nun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Böylesine hassas bir dönemde dünya kamuoyu, büyük güçlerin liderlerinden yeni tehditler değil; tansiyonu düşürecek, diplomasiyi güçlendirecek ve yeni çatışmaların önünü kesecek açıklamalar bekliyor.
Devletlerin büyüklüğü yalnızca askeri güçleriyle değil, kriz anlarında kullandıkları dil ve sergiledikleri sorumlulukla da ölçülür.
Trump'ın sözleri de bu nedenle sadece siyasi değil, aynı zamanda diplomatik açıdan da tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: