Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Derneği (USKD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Alkan, iklim değişikliği, hızlı sanayileşme ve kontrolsüz tüketimin doğal kaynaklar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, sürdürülebilirliğin artık ertelenemeyecek bir sorumluluk haline geldiğini ifade etti.
Su kaynaklarının azalması, çevresel bozulma ve tarımsal üretimde ortaya çıkan risklerin yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de yakından ilgilendirdiğini vurgulayan Alkan, kalkınmanın sadece ekonomik büyüme ile ölçülemeyeceğini söyledi.
Sürdürülebilirlik Artık Mecburiyet
Ayla Alkan, sürdürülebilir kalkınmanın çevre, üretim, sosyal adalet ve kaynak yönetimini birlikte ele alan bir anlayışla mümkün olabileceğine dikkat çekti.
USKD olarak 2026 yılı çalışma programlarında suyun korunması, çevre bilincinin artırılması, sürdürülebilir tarım ve kadın merkezli sosyal kalkınma çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirten Alkan, toplumun bütün kesimlerine ortak sorumluluk çağrısı yaptı.
Kaynaklarımız Gelecek Nesillerin Emaneti
Doğal kaynakların bilinçsiz tüketilmesinin telafisi güç neticeler doğurabileceğini belirten Ayla Alkan, şu ifadeleri kullandı:
‘Artık yalnızca bugünü değil, yarını da düşünmek zorundayız. İklim krizi, su sorunu, gıdaya erişim ve çevresel bozulma birbirinden bağımsız değil. Dünya yeni bir dönüşüm merhalesinden geçiyor ve sürdürülebilirlik artık bir seçenek değil, mecburiyet haline geliyor.
Altyapı yatırımlarının gecikmesi, atık yönetimindeki eksiklikler ve plansız büyüme çevresel meseleleri daha da artırıyor. İzmir, Türkiye ve dünyanın doğal kaynakları sınırsız değil. Bu nedenle üretimden tüketime kadar her alanda sürdürülebilir politikaları hayata geçirmek zorundayız.’
Kadınların Rolü Öne Çıkıyor
USKD’nin yeni dönemde daha ölçülebilir sosyal ve çevresel etki meydana getiren projelere odaklanacağını belirten Alkan, kadınların sürdürülebilir kalkınmadaki yerine de dikkat çekti.
Alkan, kadınların üretimde, karar alma mekanizmalarında ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasının yalnızca kadınlar için değil, aile, ekonomi ve toplum için de büyük önem taşıdığını söyledi.
Ayla Alkan, ‘Kadın güçlenirse aile güçlenir, ekonomi güçlenir, toplum güçlenir. Sürdürülebilir bir gelecek ancak kadınların üretimde, karar alma mekanizmalarında ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasıyla mümkün olabilir. USKD olarak İzmir’den başlayarak Türkiye ve dünyaya örnek olacak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz’ dedi.
Ortak Gelecek İçin Ortak Sorumluluk
USKD’nin açıklaması, su, tarım ve çevre başlıklarında daha duyarlı bir toplum yapısına ihtiyaç olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Dernek, sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca kurumların değil, vatandaşların, yerel yönetimlerin, üreticilerin, iş dünyasının ve sivil toplumun birlikte taşıması gereken ortak bir mesuliyet olduğunu vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: