Gelecek Partisi Manisa İl Başkanı Yaşar Artar, Türkiye’de süren anayasa tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, bölgesel örneklerden hareketle “ulus devlet” yapısının korunması gerektiğini savundu. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in temel niteliklerine vurgu yapan Artar, etnisite ve mezhep temelli siyasal düzenlerin toplumsal bütünlüğü zayıflattığını belirterek, “Ulus devleti çökertmenin en kestirme yolu, etnisiteleri kaşımaktır.” dedi. Artar’ın mesajlarında, iktidar ve muhalefete yönelik eleştiriler ile anayasa masasına dair temkinli bir tutum öne çıktı.
Lübnan ve Irak modeli uyarısı
Açıklamasında Orta Doğu’daki kırılgan ülke örneklerine atıf yapan Artar, “Irak paramparça olmuş durumda; Şiiler, Barzanistan ve Sünni bölgeler fiilen ayrı yapılar. Lübnan’da da benzer bir tablo var.” ifadeleriyle, mezhep ve etnisite temelli paylaşım sistemlerinin devlet kapasitesini aşındırdığı görüşünü dile getirdi. Türkiye’de anayasa tartışmalarının bu tür modellere kapı aralamaması gerektiğini belirten Artar, “Ulus devleti çökertmenin en kestirme yolu, etnisiteleri kaşımaktır.” sözleriyle toplumsal birlik vurgusu yaptı.
“İktidar milliyetçiliği ve dini araçsallaştırıyor”
Siyasal iktidar ve ittifak ortaklarına yönelik eleştiriler yönelten Artar, söylemlerle icraatlar arasındaki makasın toplumsal güveni aşındırdığını savundu. “MHP’nin bebek katiline kurucu önder denmesine sessiz kalması, Ak Parti’nin dini siyasete alet etmesi kabul edilemez.” diyen Artar, “Söylemlerle icraatlar arasındaki uçurum, toplumda İslam dininin sorgulanmasına neden oluyor. Diploma sahteciliğinden Diyanet skandallarına kadar yaşananlar ortadadır.” değerlendirmesinde bulundu. Artar, dinî ve millî değerlerin politik amaçlarla araçsallaştırılmasının, toplumsal dokuda kalıcı yaralar açabileceğini ifade etti.
DEM Parti’ye eleştiri
Artar, DEM Parti’nin Kürt vatandaşların ekonomik, kültürel ve sosyal taleplerini “doğru yansıtmadığını” öne sürerek, “Kürt vatandaşlarımızın gerçek taleplerini dillendirmek yerine, ASALA’nın Ermeni taleplerini Kürtlerin talebiymiş gibi gündeme taşıyorlar.” dedi. Bu yaklaşımın, ortak vatandaşlık paydasını zedeleyebileceğini belirten Artar, demokratik siyasetin çözüm üretmesi için “somut ve yerel ihtiyaçlara odaklanma” çağrısı yaptı.
“Üç parti, üç ayrı ajanda” eleştirisi
Anayasa masasında bir araya gelen partilerin farklı ideolojik önceliklerine dikkat çeken Artar, milliyetçi, İslamcı ve etnikçi çizgilerin “ortak bir metinde” buluşmasının Türkiye’nin temel değerlerine zarar verme riski taşıdığını savundu. “Bu üç farklı ajandanın ortak masada buluşması, Türklük tanımının değiştirilmesi dâhil, ulus devleti zayıflatacak adımların önünü açabilir.” ifadesini kullanan Artar, anayasal değişikliklerde “kurucu ilkeler”den taviz verilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Atatürk’ün kurduğu devleti koruyacağız”
Cumhuriyet’in niteliklerine özel bir yer ayıran Artar, “Bu devlet kabile devleti değildir. Atatürk’ün kurduğu modern, laik, sosyal hukuk devleti asla Ortadoğu bataklığına gömülmesine izin vermeyeceğiz.” dedi. Türkiye’nin geleceğini “sandıkta ve hukuk içinde” şekillendirme kararlılığını yineleyen Artar, “Babadan oğula geçen saltanat hevesleri kursaklarında kalacaktır.” sözleriyle güçler ayrılığı ve demokrasi vurgusu yaptı. Seçim takvimine atıfla, “Seçim sandığı 2026’da Türk milletinin önüne gelecek.” diyen Artar, tüm vatandaşları “Türk idealleri” etrafında birleşmeye çağırdı.
“Masadayız ama gözümüz açık”
Anayasa görüşmelerine dair Gelecek Partisi’nin yaklaşımını da aktaran Artar, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik herhangi bir saldırı veya Türklük tanımını değiştirme girişimi olduğunda milletimizle paylaşır, masadan kalkmaktan çekinmeyiz.” açıklamasını yaptı. Partisinin, “kurucu değerlerin korunması” şartıyla müzakere süreçlerinde yer alacağını belirten Artar, toplumsal mutabakatı önceleyen şeffaf bir yöntemin izlenmesi gerektiğini kaydetti.
Ek Bölüm — Ne Anlama Geliyor?
-
Ulus devlet vurgusu: Artar’ın çıkışı, anayasa tartışmalarında “üniter yapı–çoğulculuk” ekseninde seyreden başlıklara, ülke bütünlüğü ve vatandaşlık tanımı açısından net bir çerçeve getiriyor.
-
Karşılaştırmalı örnekler: Irak ve Lübnan atfı, mezhep/etnisite temelli paylaşımların yürütme ve temsil krizlerini derinleştirebildiğine işaret eden uyarı niteliğinde.
-
Siyasete mesaj: İktidar ve muhalefete yöneltilen eleştiriler, din ve milliyetçilik söylemlerinin araçsallaştırılmasına karşı “ilke temelli siyaset” çağrısı içeriyor.
-
Müzakere sınırı: “Masadayız ama gözümüz açık” vurgusu, anayasa sürecinde partinin kırmızı çizgilerini (kurucu ilkeler, vatandaşlık tanımı) ön plana çıkarıyor.
-
“Ulus devleti çökertmenin en kestirme yolu, etnisiteleri kaşımaktır.”
-
“Irak paramparça olmuş durumda… Lübnan’da da benzer bir tablo var.”
-
“Söylemlerle icraatlar arasındaki uçurum, toplumda İslam dininin sorgulanmasına neden oluyor.”
-
“Atatürk’ün kurduğu modern, laik, sosyal hukuk devleti asla Ortadoğu bataklığına gömülmesine izin vermeyeceğiz.”
-
“Masadayız ama gözümüz açık.”
Yorumlar
Kalan Karakter: