Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, dijital platformlarda iletişim kültürünün giderek sertleştiğini ve bunun yalnızca bireysel tercihlerle değil, teknolojik yapılarla da ilişkili olduğunu söyledi. Dijital ortamlarda yüz yüze iletişimin sağladığı geri bildirim mekanizmalarının bulunmadığını vurgulayan Atalay, mimik ve tonlama eksikliğinin mesajların daha sert algılanmasına yol açabildiğini ifade etti.
Dijital iletişim yanlış anlaşılmalara daha açık
Dijital iletişimin sınırlı bir ifade alanı sunduğunu belirten Atalay, küçük kelime seçimlerinin bile farklı anlamlar doğurabileceğine dikkat çekti. Yüz yüze iletişimde anlık geri bildirimle mesajların yeniden şekillendirilebildiğini, ancak dijital ortamda bu sürecin çoğu zaman geciktiğini ya da hiç gerçekleşmediğini dile getirdi. Bu nedenle nazik ve açık bir iletişim dilinin öneminin arttığını vurguladı.
Sert dilin arkasında algoritmalar da var
Sosyal medyada kullanılan sert dilin yalnızca bireylerin tutumlarından kaynaklanmadığını ifade eden Atalay, anonimlik hissi ve hızlı iletişim baskısının yanı sıra algoritmik yapıların da daha keskin ve iddialı içerikleri öne çıkardığını belirtti. Bu durumun literatürde ‘çevrimiçi disinhibisyon etkisi’ olarak tanımlandığını aktaran Atalay, dijital ortamlarda gerçeklik algısının zayıflamasının empatiyi de azalttığını söyledi.
Emojiler yanlış anlaşılmaları azaltabilir
Yazılı iletişimde tonlama eksikliğinin emojilerle kısmen giderilebildiğini belirten Atalay, özellikle günlük iletişimde emojilerin duygu aktarımını kolaylaştırdığını ifade etti. Ancak resmi yazışmalarda emoji kullanımının yanlış algılanabileceğini vurgulayarak, mesajların gönderilmeden önce kontrol edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Anonimlik saygı sınırlarını zayıflatıyor
Dijital ortamlarda anonimlik ve mesafe hissinin saygı ve nezaket sınırlarının aşılmasını kolaylaştırabildiğini belirten Atalay, sosyal medyada oluşan kalabalık tepkilerin bireyler üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturabildiğine dikkat çekti. Bu süreçte bilgi eksikliğiyle yapılan yargılamaların ve toplu eleştirilerin giderek arttığını ifade etti.
Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmek gerekiyor
Dijital nezaket kültürünün gelişmesi için bireylerin, ailelerin ve eğitim kurumlarının birlikte sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Atalay, çocuklara yalnızca teknoloji kullanımının değil, dijital ortamlarda nasıl davranılması gerektiğinin de öğretilmesi gerektiğini söyledi. Empati, düşünerek yazma ve iletişimde yavaşlama kültürünün önemine dikkat çeken Atalay, dijital dünyanın da insani değerlerle şekillenmesi gerektiğini belirtti.
Yorumlar
Kalan Karakter: