Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, lise eğitiminde uygulanması planlanan yeni modeller hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın henüz kamuoyu ile paylaşılmış somut bir taslağı bulunmadığını ifade eden Geylan, eğitim sistemine dair her düzenlemenin bilimsel, katılımcı ve istişareye dayalı bir süreçle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Sağlıklı bir istişare süreci yürütülmeli”
Geylan, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın kamuoyuyla paylaştığı herhangi bir taslak yok. Şu aşamada neyin üzerine tartışacağımız meçhul. Ancak lise eğitiminin uzunluğu ve ilkokul süresinin dört yıla düşürülmesi gibi konular uzun süredir tartışılıyor. Bizim temel beklentimiz; Bakanlığın yeni düzenlemeyi kamuoyuna açıklaması, ardından eğitim fakülteleri başta olmak üzere akademisyenlerin ve uzmanların katılımıyla sağlıklı bir istişare sürecinin işletilmesidir” dedi.
“Eğitim-istihdam ilişkisi mesleki eğitimle güçlenmeli”
Geylan, istihdam sorunlarının temelinde eğitim sistemindeki dengesizliklerin yattığını belirterek, mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti:
“Ülkemizde ortaöğretim düzeyinde mesleki eğitimin oranı yüzde 26,4’tür. Oysa bu oran batı ülkelerinde yüzde 65-70 civarındadır. Eğitim-istihdam ilişkisinin sağlıklı bir çizgiye oturmasının yolu mesleki eğitimin güçlendirilmesidir. Gençlerimizin iş sahibi olmanın tek yolunun üniversite mezunu olmak olmadığını görmeleri gerekiyor. Aksi takdirde YKS gibi sınavlarda yığılmaların önüne geçilemez.”
“Mesleki eğitim sanayinin ihtiyacına göre şekillenmeli”
Geylan, üniversite mezunu gençler arasındaki işsizlik oranına da dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz yıl 904 bin öğrenci üniversiteden mezun oldu. Ancak bu gençlerin çok azı mezun oldukları alanda istihdam edildi. 500 bin eğitim fakültesi ve 800 bin iktisadi-idari bilimler mezunu gencimiz işsiz. Sanayi sektörü kalifiye eleman bulmakta zorlanıyor. Bu tablo, mesleki eğitimin sanayi ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılması gerektiğini açıkça gösteriyor.”
“Yeni modeller norm fazlası öğretmen sorununa yol açabilir”
Lise eğitimi için gündeme gelen 3+1, 2+2 gibi modellerin olası risklerini de değerlendiren Geylan, en önemli tehlikenin norm fazlası öğretmen sorunu olduğunu vurguladı:
“2012’de 4+4+4 sistemine geçildiğinde 42 bin 500 sınıf öğretmeni norm fazlası olmuştu. Benzer bir tablo yeniden yaşanmamalı. Ayrıca, bu düzenlemelerin kız çocuklarının okullaşma oranını olumsuz etkileme riski de göz ardı edilmemeli. Yeni modelin tüm yönleriyle analiz edilmesi şart.”
“Yönlendirmede en büyük rol öğretmenindir”
Eğitimde kademeler arası geçişlerde öğrencilerin doğru yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Geylan, bu görevin en iyi öğretmenler tarafından yapılabileceğini söyledi:
“Öğrencilerimizi en iyi tanıyan öğretmenlerdir. Bu nedenle, yönlendirme sürecinde öğretmenlerimizin etkinliği artırılmalı ve mesleki itibarlarını güçlendirecek adımlar atılmalıdır.”
“Acele karar yeni sorunlar doğurabilir”
Son olarak Geylan, yeni lise modeliyle ilgili sürecin aceleye getirilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Eğitim fakülteleri ve uzmanların görüşleri alınmadan atılacak adımlar, mevcut sorunları çözmek yerine yenilerini doğurabilir. Eğitim sistemi, toplumun ortak aklıyla şekillenmelidir” diye konuştu.
Haber: Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: