Hür-Sen Konfederasyonu ve Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, son toplu sözleşme sürecine yönelik yaptığı açıklamada mevcut sendikal yapının kamu çalışanlarının beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, “2028 ve 2029’un gelişi 2025’ten belli değil mi? Çözüm, memurun hür iradesinde” dedi.
Hür-Sen Konfederasyonu ve Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, kamu çalışanlarını yakından ilgilendiren son toplu sözleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Son toplu sözleşme tam bir rezaletti. Hem talep edilen hem verilen zam oranları yönünden, hem de milyonluk, beş yüz binlik üye sayısına sahip sendikaların ortaya koyduğu trajikomik görüntüler yüzünden. Bunlar kendilerini rezil etti, ancak mesele onların rezil olması değil; memur ve memur emeklisinin yıllardır çektiği çileye iki yıl daha eklenmesidir.” Kuruoğlu açıklamasında, son toplu sözleşme sürecinde memur haklarının korunamadığını, kamu çalışanlarının ekonomik kayıplarının derinleştiğini belirterek, “İki koca yıl kayboldu, herkes nedenini biliyor, ama sonuç değişmiyor. Memurun emeği bir kez daha göz ardı edildi. Bu kayıp yılların sorumlusu, sistemin içindeki teslim olmuş sendikal anlayıştır.” ifadelerini kullandı.
Kuruoğlu, 2028 ve 2029 yıllarında yapılacak yeni toplu sözleşmelerin de mevcut şartlarda farklı sonuçlar doğurmayacağını belirtti: “Aynı zihniyette sendikalar, memur ve emeklisine kör bakan bir siyaset anlayışı! Tek çare, iktidarı kendine getirecek ilkeli sendikacılıktır. Bu şartlarda, 2028 ve 2029 toplu sözleşmesinden umudu olan kaç kişi çıkabilir? Sendika Kanunu aynı, Hakem Kurulu aynı, uzaktan kumandalı sendikalar aynı! 2028 ve 2029’un gelişi 2025’ten belli değil mi?” dedi.
Kuruoğlu açıklamasının devamında, çözümün yalnızca memurun hür iradesinde olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Hür-Sen olarak çözümün, memurlarımızın hür iradesiyle ortaya koyacağı ilkeli tavır olduğunu biliyoruz. Siyasetten değil, üyeden güç alan, bağımsız sendikacılık anlayışını hakim kılmadıkça bu tablo değişmeyecek. Memurun iradesi hür kalmadıkça, adaletli bir toplu sözleşme mümkün olmayacak.”
Bazı sendikaların hükümetin gölgesinde hareket ettiğini belirten Kuruoğlu, bu durumun sendikal hareketin itibarını zedelediğini ifade etti: “Memurun hakkını savunması gereken sendikalar, ne yazık ki yetkili oldukları halde sessiz kalıyor. Üyelerinin beklentisini değil, siyasi otoritenin yönlendirmesini önceliyorlar. Bu, sendikal duruşu ortadan kaldırıyor. Biz Hür-Sen olarak memurun hakkı için pazarlık değil, mücadele ediyoruz.”
Tüm kamu çalışanlarına çağrıda bulunan Kuruoğlu, memurların sendikal tercihlerinde bağımsız düşünmeleri gerektiğini belirtti: “Tüm memurlarımıza bir kez daha hatırlatıyoruz: 2028 ve 2029’un gelişi 2025’ten belli değil mi? Sizin iradenizden başka ne bir yol, ne bir çözüm var! Hür iradenizi ortaya koyun, geleceğinize sahip çıkın.”
Kuruoğlu, Hür-Sen Konfederasyonu’nun ilke, adalet ve özgür sendikacılık anlayışından taviz vermeyeceğini vurgulayarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bizim sendikacılık anlayışımızda koltuk değil, sorumluluk vardır. Hür-Sen olarak memurun yanında, emeğin savunucusu olmaya devam edeceğiz. Korkmadan, çekinmeden, eğilmeden; yalnızca hakikat ve adalet için mücadele edeceğiz. Hürriyetçi Eğitim Sen olarak da kamu çalışanlarının gerçek sesi olmaktan geri durmayacağız.”
Yorumlar
Kalan Karakter: