Gazeteci-Yazar Recep Yazgan, Milat Gazetesi’ndeki köşesinde kaleme aldığı “Yakın Tarihimiz: Herkesin Bildiği Sırlar” başlıklı yazısında, gazeteci Yaşar Gören’in üç ciltlik eseri üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Yazgan, uzun süredir merakla beklediği eseri ikinci baskısından temin ettiğini belirterek, “Okudukça tarihe meraklı herkesin bildiği fakat sır olarak kalması gerektiğine inanıldığından açıklanmayan, açığa çıkarılmayan tarihi gerçekleri paylaşmayı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Yazgan, Gören’in eserini ‘Propaganda’ adlı YouTube kanalındaki yayınlardan tanıdığını belirtti. Kitap üzerine yaptığı paylaşımların çevresinde tartışmalara yol açtığını ifade eden Yazgan, bazı akademisyenlerin eseri eleştirdiğini, bazılarının ise “fesli tarihçi” benzetmesi yaptığını aktardı.
DEVLET-İ ALİYYE’DEN İHANETE: GÖREN’İN TARİH YORUMU
Yazgan’ın aktardığına göre, Yaşar Gören kitabının “İthaf ve Teşekkür” bölümünde, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışını “ihanet süreci” olarak nitelendiriyor. Gören, şu iddialarda bulunuyor: “Tarihte kurduğumuz en büyük devlet Osmanlı İmparatorluğu’dur, adı Devlet-i Aliyye idi. Üç kıtaya yayılmış bir cihan devletiydik. Ancak 7. Ordu Komutanı Mustafa Kemal’in Filistin’de savaş alanından kaçmasıyla büyük bir yenilgi yaşandı. Devlet kendi ordusunun ihanetine uğradı. Hainler, kurtarıcı pozuna bürünerek galiplerle topraklarımızı paylaştılar. Lozan’da 10 milyon kilometrekarelik toprağımızın 9/10’unu İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan’a verdiler. Bu kitap, bu benzersiz ihanetin kitabıdır.”
Bu ifadelerin kamuoyunda tepki çektiğini belirten Yazgan, Gören’in yorumlarının “resmî tarih anlatısına meydan okuma” niteliği taşıdığını yazdı.
KİTAP HAKKINDA SUÇ DUYURUSU VE YARGI SÜRECİ
Recep Yazgan’ın aktardığına göre, Yaşar Gören’in kitabından bazı bölümleri sosyal medyada paylaşmasının ardından Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve bazı vatandaşlar tarafından savcılığa ve CİMER’e şikâyetler yapıldı.
Bu başvuruların ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda “kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi. Savcılığın kararında şu ifadeler yer aldı: “Düşünceyi açıklama özgürlüğü, sadece genel kabul gören zararsız fikirleri değil, rahatsız edici ve sarsıcı düşünceleri de kapsar. Somut olayda paylaşımların suç unsuru taşımadığı anlaşılmıştır.” CİMER’e yapılan isimsiz ihbar üzerine yürütülen incelemede de, Gören’in paylaşımlarında “Atatürk’ün hatırasına hakaret” suçunun unsurlarının oluşmadığı tespit edilerek dosya kapatıldı.
YAZGAN’DAN GÖREN’İN TARİHSEL YAKLAŞIMINA DAİR AKTARIMLAR
Recep Yazgan, Gören’in kitabında kullandığı dil ve terminolojiye dikkat çekti. Kitapta Osmanlı’nın son dönemindeki siyasi aktörler, İttihat ve Terakki liderleri ve Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına yönelik sert ifadeler yer alıyor. Gören’in eserinde şu yorumlara yer verildiği aktarılıyor: “Mason’a ve Yahudi’ye ‘hürriyet kahramanı’ demeyeceğim. İttihat ve Terakki bir cemiyet değil, terör örgütüdür. On yılda devleti ve imparatorluğu yıkan bu haydutları ‘vatan kurtarıcısı’ diye övmeyeceğim.”
Yazgan, Gören’in özellikle Enver Paşa, Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir ve İsmet İnönü gibi isimleri “İttihatçı bir yapılanma içinde devlete karşı konumlanmış kişiler” olarak nitelendirdiğini ve bu yorumların tarih çevrelerinde tartışma yarattığını belirtti.
ELEŞTİRİLER VE TARTIŞMALAR
Recep Yazgan, eser etrafında oluşan tartışmaların, Türkiye’de “resmî tarih anlatısına karşı yeni sorgulama dalgası”nı gündeme getirdiğini ifade etti. Bazı tarihçilerin kitabı “ideolojik bir değerlendirme” olarak gördüğünü, bazı araştırmacıların ise “belgelere dayalı alternatif bir bakış açısı” olarak yorumladığını yazdı.
Yazgan, Gören’in akademiyi eleştiren ifadelerine de yer verdi. Gören, kitabının girişinde şu alıntıyı kullanmıştı: “Akademi görevini yapmadı; tarih yazmadı. Akademinin yazdığı tarih, tarih değildir.”
Gören bu eleştirisini, matematikçi Cahit Arf’in sözleriyle destekliyor: “Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı ama çoğunun bilime dair ilgisi yoktu. Asıl hedefleri profesör, dekan, rektör olmaktı. Bilim peşinde değil, rütbe peşindeydiler.”
YAZGAN: “KİTAP, HERKESİN BİLDİĞİ SIRLARI ANLATIYOR”
Recep Yazgan, köşe yazısında kitabın bazı bölümlerinde “herkesin bildiği ama konuşmadığı” konuların ele alındığını belirtti. Yazgan, “Eserin, belgelerle desteklenen, akademi tarafından tartışmaya açılması gereken bir anlatı sunduğunu” vurguladı.
Yazgan, yazısını şu ifadelerle sonlandırdı: “Yakın tarihimize ilişkin belgeler ve anlatılar, ne kadar rahatsız edici olursa olsun tartışılmalıdır. Tarih, gizlenerek değil, konuşularak aydınlanır.”
SORULAR ve CEVAPLAR
Yaşar Gören kimdir?
Gazeteci ve yazar. “Bir Gazetecinin Kaleminden Belgelerle Yakın Tarihimiz” adlı üç ciltlik eseriyle Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecini tartışmalı biçimde ele aldı.
Kitap neden gündem oldu?
Eserde Osmanlı’nın yıkılışında “ihanet” vurgusu ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecine yönelik sert eleştiriler bulunuyor.
Yargı süreci nasıl sonuçlandı?
ADD ve bazı kişilerin şikâyetleri üzerine açılan soruşturmada, “suç unsuru bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Akademik çevreler nasıl tepki verdi?
Bazı tarihçiler kitabı “ideolojik” bulurken, bazıları “tarih yazımında alternatif bir kaynak” olarak değerlendirdi.
Recep Yazgan’ın tutumu nedir?
Yazgan, kitabın tartışılması gerektiğini, belgelerin ve fikirlerin sansürlenmemesi gerektiğini savunuyor.
Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: