Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Ankara’nın Çankaya ilçesinde bir lisede bazı öğrencilerin derste öğretmene yönelik uygunsuz, alaycı ve saygısız davranışlar sergilemesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Geylan, sosyal medyada yayılan görüntülerin yalnızca bir öğretmenin değil, Türkiye’nin geleceğinin de zarar gördüğünü vurgulayarak, “Öğretmenle birlikte kaybettiğimiz, geleceğimizdir” ifadelerini kullandı.
‘Eğitimin Taşıyıcı Kolonu Öğretmendir’
Genel Başkan Geylan açıklamasında, öğretmenin eğitim sisteminin merkezindeki vazgeçilmez rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Her zaman söylüyoruz; eğitimin taşıyıcı kolonu ve asli unsuru öğretmendir. Öğretmeni itibarlı kılamazsanız, eğitimde istenen hedeflere ulaşmanız mümkün değildir.”
Geylan, yıllar içerisinde yapılan hatalar nedeniyle öğretmenin etkinliğinin zayıflatıldığını ve bunun sonucunda öğretmene yönelik hoyratça davranışların ortaya çıktığını belirtti.
‘Kamu Yönetimi ve Toplumun Tüm Kesimleri Sorumluluk Almalı’
Geylan, öğretmenin itibarının yalnızca okullarda değil, toplumun tümünde korunması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Başta kamu yönetimi olmak üzere, toplumun tüm kesimleri öğretmenin saygınlığını korumak için sorumluluk almalıdır.”
Geylan, öğretmeni itibarsızlaştıran yaklaşımların uzun yıllar boyunca beslendiğini, bunun da yeni nesillerde otorite algısını çarpıttığını söyledi.
‘Bir Harf Öğretinin Kırk Yıl Kölesi Olurum’ Kültürü Erozyona Uğradı
Geylan, Türk kültürünün öğretmene verdiği değeri hatırlatarak şu çarpıcı soruyu yöneltti:
“‘Bir harf öğretinin kırk yıl kölesi olurum’ terbiyesiyle yoğrulmuş bir kültürün mensupları olarak, öğretmeni rencide eden davranışları pervasızca sergileyen nesilleri nasıl meydana getirdik diye düşünmemizin zamanı değil midir?”
‘Alo 147 ve CİMER Başvuruları Süreci Zehirledi’
Geylan, saygı erozyonunun nedenlerinden birinin de kontrolsüz şikâyet mekanizmaları olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Yıllardır Alo 147 gibi CİMER gibi vasıtalar üzerinden mesnetsiz başvurularla öğretmeni huzursuz eden, saygısızlığın faillerini cüretlendiren uygulamalar bugün yaşadığımız tablonun sebeplerinden değil midir?”
‘Öğretmen Tezgahtar, Öğrenci Müşteri Değildir’
Eğitimde müşteri ilişkisi modelinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Geylan, sistemdeki yanlış bakış açısını sert sözlerle eleştirdi:
“Adeta öğretmeni tezgahtar, öğrenci ve veliyi müşteri gibi kabul eden ve ‘Müşteri her daim haklıdır’ yaklaşımıyla meslektaşlarımızı ortada bırakan anlayışların müsebbiplerini sorgulamamız gerekmiyor mu?”
‘Artık Yeter!’ – Geylan’dan Net Çağrı
Geylan, Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumlara seslenerek, disiplin mekanizmasının yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirtti:
“Kamu yönetimi gerekli tedbirleri hızlıca almalı, okullarımızda disiplin mevzuatı ve uygulamalarını tavizsiz düzenlemeli, ne veli ne öğrenci ne de başka bir unsurun öğretmenin saygınlığını rencide edecek tutumlarına müsamaha göstermemelidir.”
Ailelere Açık Çağrı
Konuşmasının sonunda ailelere seslenen Geylan, öğretmene saygının çocuğun geleceğine saygı olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Sizin öğretmene verdiğiniz değer, aslında çocuklarınıza verdiğiniz kıymettir. Çocuğunuzun yetişmesinde, iyi eğitilmesinde, güzel bir geleceğe ulaşmasında sizden çok daha fazla öğretmenin dahli vardır. Öğretmene sahip çıkmanız aslında çocuğunuzun hayalini kurduğunuz geleceğine sahip çıkmanızdır.”
Yorumlar
Kalan Karakter: