Türk markaları, dünya pazarında rekabet edebilecek kaliteye ve fiyat avantajına sahip olsa da, hem ihracatta hem de yerel satışta hak ettiği payı alamıyor. İş dünyası uzmanı Fatih Ağarman’a göre bunun temel nedeni, dijital pazarlamayı yanlış anlamak, sektör deneyimi olmayan ajanslara güvenmek ve hedef pazarlara uygun stratejiler geliştirmemek.
‘Dijital pazarlama sosyal medyadan ibaret değil’
Ağarman, Türk markalarının büyük bölümünün dijital pazarlamayı hâlâ “sosyal medyada birkaç paylaşım” olarak gördüğünü belirterek, küresel müşteri alışkanlıklarının çok daha farklı olduğuna dikkat çekiyor. “Rusya’da Yandex, Çin’de WeChat, Avrupa’da Facebook, Orta Doğu’da WhatsApp, Hindistan’da ise Instagram önde” diyen Ağarman, her pazara uygun kanal seçiminin zorunlu olduğunu vurguluyor.
Makine satışı yapan bir şirketin LinkedIn’de teknik içerik paylaşması, YouTube’da ürün demoları yayınlaması, hedef pazarın dilinde SEO çalışmaları yapması gerektiğini belirten Ağarman, “Çin’de WeChat mini programıyla ürün kataloğu sunmak, Orta Doğu’da WhatsApp Business’la anında teklif vermek, Hindistan’da Instagram Reels’le ürün hikayesini anlatmak şart” diyor.
‘Uyanık ajansların vaatlerine kanmayın’
Bazı ajansların “hemen reklam aç, milyon kazan” yaklaşımının markaları yanılttığını söyleyen Ağarman, kopyala–yapıştır kampanyalar ve şişirilmiş raporların bütçeleri boşa harcadığını belirtiyor. “Facebook’un yasak olduğu Çin’e Facebook reklamı öneren ajanslarla çalışmak tam bir zaman kaybı” uyarısında bulunuyor.
Dil ve kültürel uyum eksikliği
Türkçe içerikle küresel müşteri çekilemeyeceğini söyleyen Ağarman, kültürel hassasiyetlerin önemine de değiniyor. Orta Doğu’da yanlış renk seçiminin, Avrupa’da çevre mesajı eksikliğinin veya Rusya’da Yandex Zen’de yerel içerik olmamasının kampanyaları başarısız kılabileceğini hatırlatıyor.
Ağarman’a göre hedef pazara göre dil ve kanal seçimi yapmak şart: “Almanca web sayfası, Arapça WhatsApp kampanyası, İngilizce LinkedIn postu, Rusça Yandex reklamı… Hindistan’da yerel influencer’la çalışmak güven oluşturuyor.”
Veri yerine hisle pazara girilmez
Markaların çoğu pazar seçiminde veri yerine hislere dayalı karar verdiğini belirten Ağarman, bunun yanlış olduğunu söylüyor. “AI tabanlı analizlerle müşteri alışkanlıklarını, rakip stratejilerini çözmek mümkün. Yandex Metrica, LinkedIn Sales Navigator, WeChat verileri gibi araçlar kullanılmalı” diye ekliyor.
Sabırsızlık başarıyı engelliyor
Dijital pazarlamanın uzun soluklu bir süreç olduğunu hatırlatan Ağarman, iki haftada sonuç beklemenin yanlış olduğunu vurguluyor. “Organik SEO, içerik pazarlaması, LinkedIn’de güven inşası zaman alır. 6–12 aylık planlarla kalıcı müşteri kazanılır” ifadelerini kullanıyor.
Sonuç: Başka yol yok
Ağarman, Türk markalarının hem ihracatta hem de yerel pazarda dijital pazarlamayı doğru stratejilerle kullanmak zorunda olduğunu belirtiyor: “Artık eski usullerle ilerleme şansı yok. Veri odaklı, kültüre duyarlı ve çok kanallı bir dijital strateji, markaların küresel sahnede hak ettiği yeri almasının tek yolu.”
Yorumlar
Kalan Karakter: