Bir insanı tanımadığı bir coğrafyada, yabancı bir dilin ve karmaşık yasaların arasında savunmasız bırakmak zaten yeterince ağır bir vebaldir. Ancak bu çaresizliği, kendi vatandaşının üzerinden bir "rant kapısı" haline getirmek, sadece dolandırıcılık değil; tam anlamıyla bir haysiyet cellatlığıdır.
"Aracıyı Aradan Çıkarın, Hayatınızı Kurtarın!"
Bugün Endonezya’da evlilik hayalleri kuran Türk vatandaşlarını bekleyen en büyük tehlike, sanıldığı gibi ne kültürel farklar ne de yerel halktır. Asıl tehlike; oraya çöreklenmiş, "yol gösteriyorum" bahanesiyle kendi kardeşinin cebine el uzatan, "bizim çocuk" diye yanınıza sokulup sizi ilk fırsatta uçurumdan iten Türk aracılardır.
Bu soyguncuların çalışma yöntemi hep aynı:
- Önce güveninizi kazanırlar.
- "Sen buranın dilini bilmezsin, yasalar karışıktır, ben senin adına hallederim" diyerek sizi resmi makamlardan uzak tutarlar.
- Sizin birikiminizle alınan evin, arsanın tapu oyunlarını öyle bir kurgularlar ki; gün gelip ayrılık çanı çaldığında kendinizi bir gecede kapının önünde bulursunuz.
Birikimler Çöpe, Hayaller Sokağa...
Ben ne hikayeler dinledim; Türkiye’deki evini, barkını satıp "huzur" bulmaya gidip de, o sinsi aracılar ve işbirlikçileri yüzünden pasaportu rehin alınan, vizesi yakılan ve birikimi sıfırlanmış halde sokağa atılan insanlar tanıdım. Boşanmak isteyip de eşinin ve o sözde "Türk rehberlerin" kurduğu hukuki tuzaklar yüzünden yıllarca arafta kalan, ne dönebilen ne de orada insanca yaşayabilen hayatlar gördüm.
Bu soyguncular, Endonezyalı ailelerle el birliği yapıp, "başlık parası"ndan düğün masrafına kadar her kaleme kendi komisyonlarını ekleyen, alın terinizi sömüren birer parazittir.
Son Uyarı: Celladınıza Gülümsemeyin!
Buradan Endonezya’da bir hayat kurmak isteyen herkese sesleniyorum: Aracıları kesinlikle ve kararlılıkla aradan çıkarın! 1. Hukuku Aracıdan Değil, Avukattan Öğrenin: Sizin dilinizi konuşuyor olması, onun doğruyu söylediği anlamına gelmez. Resmi bir avukatla ve noter onaylı sözleşmelerle hareket edin. 2. Mülkiyet Haklarınızı Koruyun: "Eşimin üzerine olsun, ne fark eder?" demeyin. Endonezya’da evlilik öncesi sözleşme (Prenup) yapmadan atılan her adım, gelecekte sokağa atılmanız için kesilmiş bir bilettir. 3. Kendi İşinizi Kendiniz Görün: Konsolosluklarla iletişim kurun, resmi tercümanlarla çalışın ama asla "Ben hallederim" diyen o rantçılara cüzdanınızı teslim etmeyin.
Unutmayın; sizi en iyi anlayan kişi, sizi en kolay kandıran kişi olmasın. Gurbetteki en büyük düşmanınız, bazen size en çok benzeyendir. Hayallerinizi bir rant kapısına kurban etmeyin; emeğinizi ve onurunuzu o soyguncuların insafına bırakmayın.
Bayram Uzunoğlu
Yorumlar
Kalan Karakter: