Bugün, gökyüzünün rengi ne olursa olsun, kalbimizde uzun zamandır beklediğimiz o buruk sevinç var. Zira gelen haberler, Gazze'nin acıyan yarasına bir nebze de olsa merhem olabilecek bir ihtimali fısıldıyor: Hamas mücahitleri ve İsrail terör örgütü arasındaki olası bir anlaşma, bir ateşkes umudu... Allah' a şükürler olsun ki, bu kan ve gözyaşı döngüsünde kısa bir anlığına da olsa bir duraksama ihtimali doğdu.
Ancak yılların verdiği tecrübe, kalbimizin bu sevinçle tamamen dolmasına izin vermiyor. Omuzlarımızdaki ihtiyat yükü ağır. Çünkü karşımızdaki terör örgütünün sicili ortada; güven kelimesi, bu coğrafyada en çabuk yıpranan kelimelerden biri. Güvenmiyorum. Bu anlaşmanın sadece bir nefeslik mola mı, yoksa kalıcı bir çözümün başlangıcı mı olduğunu zaman gösterecek.
Açlık, susuzluk ve bombalar altında şehit olan Filistinli canlarımızın acısı taze. Onların her biri, onurumuzun nişanesi. Bugün, onların azmine ve sabrına layık olmaya çalışarak, ilk defa derin bir nefes alıp gülümsüyorum. Ama bu gülüş, tam manasıyla bir tebessüm değil, aksine tam özgür Filistin hayalini kovalayan ihtiyatlı bir bekleyişin ifadesi.
Gönlüm, o canların yeniden güldüğü, Gazze'nin surlarının yıkılıp yerine barışın ve özgürlüğün binalarının inşa edildiği günleri hasretle ve özlemle bekliyor.
Bu zorlu süreçte içerideki meselelerimiz de göz ardı edilemez. Savaşın karanlık yüzünde, ne yazık ki İsrail safında savaşan, ismi Türk olan canavarlar da var. Kendi milletine, tarihine ve vicdanına sırt çevirmiş bu kişilerin, olası bir dönüşte ülkemiz için yaratacağı kaos ve güvenlik tehdidi açık. Ulusal güvenliğimizin teminatı için, bu tür kişilerin ülkemize geri sokulmaması elzemdir. Vatanımız, eli kanlı hainlerin sığınağı olmamalıdır. İsrail adına cinayet işleyen, ismi Türk olan canavarlar. Bu kişilerin ülkemize geri dönme ihtimali dahi, hepimizi dehşete düşürmelidir. Onlar, Filistin'de vahşeti yaşamış, artık birer kaos ve tehlike kaynağıdır. Bu vatan, o katillere kucak açmamalı, onların dönüşü ülkemizde yeni bir kaos yaratmasına izin verilmemelidir. Devletimiz, bu konuda en sert ve kesin tavrı almalıdır.
Gözün aydın Gazze'm! Bugün bu küçük umut, seninle olsun. Unutma, en uzun gece bile sabaha varır. Tam bağımsızlık ve huzur gününe kadar, bizler bu ihtiyat bayrağını indirmeyeceğiz.
Bugün, göğsümüzdeki o ağır taşın yerinden hafifçe oynadığı, uzun zamandır beklenen bir haberle güne uyandık: Filistin'de, Hamas mücahitleri ile İsrail arasındaki bir anlaşma. Bu haber, tarifsiz acılarla yoğrulmuş kalplerimize bir nebze olsun serinlik getiriyor. "Allah'ım sana şükürler olsun" diyorum, bu kısacık ara, bu zoraki huzur için.
Bu anlaşma, her şeyden önce, esir düşen Filistinli kardeşlerimizin salınıvermesi anlamına geliyor. Onların özgürlüğe adım atması, zincirleri kırılan her bir can, tüm bir halkın onuruna iade edilen bir parçadır. Bu, tarifsiz bir güzellik, bir sevinçtir.
Ancak, sevinç çığlıklarımızın arasında, aklımızın ve tecrübemizin sesi de yankılanıyor: İhtiyatlı ol! Bu terör örgütüne, İsrail'e zerre kadar güvenim yok. Bu coğrafyanın tarihi, barış maskelerinin ardındaki ihanetlerle, sözde anlaşmaların hemen ardından gelen yeni katliamlarla doludur. Bugün gelen haber bir zaferdir, ama bu kırılgan bir ateşkestir; tam bir huzur değil, sadece bir nefes alma molasıdır.
Eli ayağı kopan, açlık ve susuzluktan şehit olan Filistinli canlarım... Bugün ilk defa, sizlerin güldüğü günlerin hayalini kurarak gülmeye çalışıyorum. Bu gülüş, acı bir tebessüm, size olan borcumuzun göstergesidir. Sizin akıttığınız her damla kan, bizim tam özgür Filistin davasına olan bağlılığımızın mührüdür. Ve o gün gelene kadar, bu ihtiyat kalesinden asla inmeyeceğiz.
Gözün aydın Gazze'm. Bugün bir nefes aldık. Ama bil ki, bu mücadele bir moladan ibaret. Kalbimde umut, aklımda ihtiyat var. Tam bağımsızlığın, koşulsuz özgürlüğün şafağını görmek için hasretle ve özlemle bekliyorum. O gün, gerçek sevinç bayrağımız dalgalanacak.
BAYRAM UZUNOĞLU
Yorumlar
Kalan Karakter: