Eskiden birinin başına bir şey geldi mi, mahalle ayağa kalkardı. Şimdi bir insan sokakta can verse, çoğu dönüp bakmaz. Çünkü herkesin gözü cebinde, kulağı ekranda, kalbi ise çoktan körelmiş.
Evet, teknoloji ilerledi. Ama ruhlar geri gitti.
İnsan dediğin artık metal yığınına özeniyor, akıl yürütmeyi unuttu. Karakter, paranın yanında gülünç bir ayrıntı oldu.
Bak çevrene: Yüzlerce “arkadaş” var ama bir derdini anlatacak bir kişi bulamazsın. Çünkü herkes kendi hesabında, kendi derdinde. Kimse kimseyi gerçekten dinlemiyor.
Herkes “mış” gibi… Seviyor gibi, ilgileniyor gibi, yardım ediyor gibi… Gerçeklik ise tozlu bir rafın köşesine itilmiş.
İnsanların çoğu acıya, zulme, haksızlığa karşı sağır. Çünkü tepki vermek, sorumluluk ister. Vicdan ister. O da bedel ister. Bu yüzden herkes sessiz. Konforlu suskunluklar içindeyiz.
Ama mesele şu:
Susarak hiçbir şey düzelmez.
Bugün yozlaşmanın bu kadar yaygın olması, dürüst olanların yeterince dik durmamasındandır. Ahlâklı olanlar geri çekilince, alanı arsızlar doldurdu.
Şimdi birileri çıkıp "toplum bozuldu" diye yakınacak. Bozuldu evet, ama sen ne yaptın?
Sessiz kalmakla, başını çevirmekle, “bana dokunmasın” demekle bu hale geldi burası.
Mesele sadece başkalarının ne yaptığı değil.
Sen ne yaptın?
Neyi savundun, neye itiraz ettin, hangi değerin arkasında dimdik durdun?
Riyakâr insanı tarif ederken Peygamberimiz ne diyor?
Yanındakilere gösteriş için iyi görünen, yalnız kalınca içi boş bir kabuk gibi olan, yaptığı iyiliği reklam eden, övgü bekleyen…
Bu insanlar çoğaldı. Çünkü etraflarında buna dur diyecek kimse kalmadı.
Ama hâlâ geç değil.
Hâlâ kalbi atan, aklı çalışan, alnı açık insanlar var.
Ve bu insanlar susarsa, zaten kaybederiz. Ama konuşursak, dik durursak, örnek olursak… bu düzen değişir.
Unutma, iyilik bulaşıcıdır. Cesaret de öyle. Bir kişi başlarsa, diğerleri de arkasından gelir.
Yeter ki sen eğilme.
Eğilmeyenin önünde sonunda hakkı yükselir.
Her şeyin yoluna girmesini bekleme. Sen yol olmaya niyet et.
Önce insan gibi yaşa. Sonra insanlığı ayağa kaldır.
Soru net:
Kalabalığın içinde yok olanlardan mı olacaksın, yoksa tek başına da olsa hakikatin tarafında duranlardan mı?
Hoşça kalın...
Yorumlar
Kalan Karakter: