Kimi günler vardır, insan neye uğradığını şaşırır. Sabah başka düşle uyanırsın, akşam apayrı bir gerçekle baş başa kalırsın.
Hayatın her evresi, böylece bir yoklama gibi çıkar karşımıza. Her devre, ayrı bir tecrübe bırakır cebimizde. Ama o cepler...
Sabırsız ellerde delinir. Akılla dikilmezse o delikler, tecrübeler boşa akar gider.
İnsan, çocukken korunaklıdır. Ne açlık bilir, ne aldatılmak. Lakin büyüdükçe öğrenir; dost sandığı kişiyle düşman aynı sofraya oturabilir. Gözyaşını fark etmeyen omuzlar, en çok sarılmak istediklerindir. Bu ilk hayal kırıklıkları insana sabrın ilk dersidir. Ama sabır, susmak değil. Sabır, kabullenmek de değil. Sabır, akılla birleştiğinde anlam kazanır.
Gençliğin ateşiyle yola çıkan nice insan, hayal ettiği yere varamaz. Ama bazen ulaşamadığımız limanlar, fırtınadan kurtuluşumuzdur. Bugün yıkıldık sanılan olaylar, yarın başkaldırışımızın temel taşı olabilir. Kimi zaman bir iftira, insanın kendi değerini fark etmesini sağlar.
Kimi zaman bir kayıp, eldeki nimetleri kıymetli kılar. Kimi zaman da bir sessizlik, hakikati daha iyi duymamıza vesile olur. Her şeyde bir hayır, her hayırda bir hikmet gizlidir.
Elbette ki her insan imtihan olur. Kimi parayla, kimi yoklukla, kimi şöhretle, kimi unutulmakla...
Ama esas mesele, bu imtihanlara neyle karşılık verdiğimizdir. Zekâ sadece hesap kitap bilmek değildir. Zekâ, yaşananları anlamlandırabilmektir. Başına geleni bir isyan sebebi değil, bir uyanış vesilesi olarak görebilmektir. Kimi zorluklar insanı yoğurur, kimi suskunluklar pişirir.
Bir zamanlar her şey üst üste geldiğinde "Ben artık bittim" diyen bir adam, yıllar sonra aynı masada "İyi ki o günler olmuş" diyebiliyor. Bu değişim bir mucize değil; sabrın ve aklın ortak eseridir. İnsan, yaşadıkça görür ki hiçbir acı boşuna yaşanmaz. Her yara bir gün dikiş tutar, ama o dikişi atacak iplik akıldır, iğne ise sabır.
Unutma: Hayat bir bütünlük ister. Ne sadece ağlamakla çözülür, ne sadece direnmekle. Akıl yön verir, sabır güç verir. Tecrübe ise insanı kalınlaştırmaz, derinleştirir. Dert varsa, çözüm de vardır. Yeter ki kendi iç sesine kulak ver. Çünkü bazen en doğru cevap, en sessiz köşededir.
Peki sizce; başınıza gelen en büyük zorluk aslında sizin için bir dönüm noktası olabilir miydi?
Yorumlar
Kalan Karakter: