Yıllarca dere düzenleme çalışmalarında görev yaptım. Dere tabanını betonla kaplamak ve o berrak tatlı suyu doğrudan denize akıtmak, bana göre büyük bir israftır. Yağan yağmurun ve kar sularının denize yönlendirilmesi kadar büyük bir kayıp olamaz.
Dere düzenlemesi çoğu zaman taşkını önlemek için yapılır. Çalışmalar sırasında dereler ya beton kanallara alınır, ya yatağı derinleştirilir ya da genişletilir. Ancak bu müdahaleler, suyun hızla denize ulaşmasına yol açar. Bu da, yerin altındaki suyun beslenmesini ve doğal su döngüsünü bozar.
Doğal dere yatakları ve çevresindeki sulak alanlar, yağmur sularının ağır ağır toprağa sızmasına, yeraltı suyunun beslenmesine olanak tanır. Ama beton ve asfaltla kaplanan dere yataklarında, bu doğal süzülme engellenir. Su toprakla buluşamaz, yeraltına inemez. Şehirlerde artan beton yüzeyler de, yağmurun yeraltına geçmesini önler ve yüzeyde akışı çoğaltır.
Yeraltı suyu hem içme suyu, hem de tarlada yetişen ürünler için yaşamsal bir kaynaktır. Oysa suyun denize hızla akması, gelecekte su kıtlığına yol açar. Özellikle kurak bölgelerde tarlalar, yeraltı suyuna bağlıdır. Sular çekildikçe verim düşer, ürün çeşidi azalır. Bu düşüş göl ve akarsuları da besleyemediği için doğanın dengesi bozulur, canlılık çeşitliliği azalır.
Bir başka tehlike de toprak çökmesidir. Yeraltı suyu çok azalınca, toprak katmanlarındaki boşluklar kapanır ve yer yer çökmeler yaşanır. Bu da evlere, yollarımıza zarar verir. Kıyı bölgelerinde ise tatlı su azalınca deniz suyu içeri sızabilir, bu da içme suyumuzu tuzlu hâle getirebilir.
Bütün bu olumsuzlukları önlemek için dere düzenleme işlerinde ve şehir kurarken daha sağduyulu, doğaya uygun yollar seçilmelidir. Mümkün olduğu kadar dere yataklarını doğal bırakmalı, betonlaştırmaktan kaçınmalıyız. Yağmur suları, doğrudan denize gitmesin; toprakta depolansın, yeraltına sızsın. Bunun için yağmur bahçeleri, geçirgen kaldırımlar gibi çözümler kullanılmalı. Yeraltı suyunu besleyen alanlar korunmalı, buralarda yapılaşma kısıtlanmalı.
Sulak alanları eski hâline getirmek, ağaçlandırma yapmak da çözüm olabilir. Halkımızın ve yöneticilerin, yeraltı suyu konusundaki bilinci artmalı; daha sağlam su yönetimi politikaları geliştirilmelidir.
Umarım bir an önce, gerçek akıl ve sağduyu bu uygulamalara öncülük eder.
Yapı Denetim Görevlisi
Bayram Uzunoğlu
Yorumlar
Kalan Karakter: