Son zamanlarda çevremde sıkça şu soruyla karşılaşıyorum:
“İşitme cihazı alacağım ama hangisini seçmeliyim? Hangisi en iyisi?”
Dışarıdan bakınca basit bir soru gibi görünebilir, ama aslında bu sorunun tek bir yanıtı yok. Çünkü işitme cihazı sadece kulağa takılan bir aygıt değildir. Herkesin işitme kaybı, yaşam biçimi ve beklentisi farklıdır. Yıllardır bu alanda çalışan biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim: Cihaz seçerken en önemli ölçüt, size uygun olmasıdır. Ne markası, ne de fiyatı, bu uygunluğun önüne geçemez.
İşitme kaybını kabullenmek zaten zor bir süreçtir. Ama işitme cihazı seçmek çoğu zaman daha da zorlayıcıdır. Çünkü cihaz almak, aslında hayata yeniden katılmak istemek demektir.
İşitme cihazı almadan önce ayrıntılı bir işitme testi yapılmalıdır. Sadece “kaç desibel kaybım var?” diye bakmamak gerek; konuşmayı ayırt etme gücü, iki kulağın birlikte çalışması gibi etkenler de değerlendirilmelidir.
İkinci adım, kendi beklentini belirlemektir.
Kalabalık yerlerde mi zorlanıyorsun? Telefonda konuşurken mi?
Evde sakin bir ortamda mı yaşıyorsun, yoksa sürekli hareket halinde, topluluk içinde misin?
Bazı cihazlar sadece sesi yükseltir, bazıları ise gelen sesi ayrıştırır, arka plan gürültüsünü bastırır. İşte bu ayrım, günlük yaşam kaliteni belirler.
Marka Değil, Size Uygunluk Önemlidir
Elbette tanınmış markalar vardır. Ancak en önemli şey, cihazın senin kaybına, yaşamına ve beklentine uygun olup olmadığıdır. Başkası için çok iyi olan bir cihaz, sana uymayabilir.
Gürültülü ortamda çalışan biriyle, evde yaşayan birinin beklentisi aynı değildir. Bluetooth bağlantısı, şarjlı mı yoksa pilli mi olacağı, kulak içi mi yoksa kulak arkası mı olacağı gibi ayrıntılar kişiden kişiye değişir.
Her Pahalı İyi, Her Ucuz Kötü Değildir
Ucuz cihaz kötüdür, pahalı cihaz iyidir diye bir kural yoktur.
Ama internette “ses yükseltici” adıyla satılan cihazların işitme cihazı olmadığını da unutmayın.
Bunlar kulağa zarar verebilir.
Seçtiğin cihaz gerçekten senin işitme kaybına uygun mu?
Yoksa sadece en ucuz olan mı öneriliyor?
Bu ayrımı yapmak için bilinçli olmak şarttır.
Cihazdan Çok, Alacağınız Merkez Önemlidir
İşitme cihazı aldığınızda süreç bitmez, asıl yolculuk o zaman başlar.
Cihazın ilk ayarı, sonraki ince ayarlar, alışma süreci…
Burada cihazı veren yerin sadece “satıcı” değil, aynı zamanda sana yol arkadaşlığı yapan bir “danışman” olması çok önemlidir.
İlgili bir odyometrist, sabırlı bir ekip ve gerektiğinde ulaşabileceğin bir merkez; işin en değerli yanıdır.
Dikkat Edilecekler
-
Kayıp tipine uygunluk
-
Şarjlı mı, pilli mi?
-
Gürültü ayıklama özelliği
-
Telefona bağlanabilme
-
Kullanım kolaylığı, garanti süresi
-
Deneme ve iade koşulları
-
Teknik servis ve satış sonrası destek
Ve en önemlisi: Sabır!
İşitme cihazı taktığında birdenbire her şey netleşmez.
Beynin yeni seslere alışması zaman ister.
İlk günlerde yabancılık hissi olabilir; ama kısa süre sonra duyduğun o seslerin, yüzüne yerleştirdiği gülümsemeye değdiğini göreceksin.
Lütfen cihazı yalnızca fiyatına göre seçmeyin. En pahalısı değil, size en uygun olanı en iyisidir. Cihaz kadar, onu veren merkezin güvenilirliği, teknik desteği ve bakım hizmeti de çok önemlidir.
Çünkü bir işitme cihazı alırken yalnızca bir alet değil, aynı zamanda yaşamla yeniden bağlantı kuruyorsunuz. Bu kararı doğru vermek, yalnızca sesleri değil, huzuru da geri getirir.
İbrahim Ethem Demiroğlu
Odyometrist
Yorumlar
Kalan Karakter: