İşitme kaybı, yalnızca kulakta değil; kalpte de iz bırakır
Merhaba,
Bugün sizlere sıkça karşılaştığım, ama çoğu zaman göz ardı edilen bir konudan söz edeceğim.
Bir insan sessiz kaldığında, çoğu zaman onu “soğuk”, “küskün” ya da “iletişime kapalı” sanırız. “Bizimle konuşmak istemiyor” deriz, “derdini paylaşmıyor” diye sitem ederiz. Oysa belki de…
Duymuyordur.
İşitme kaybı yalnızca kulağın duyarlılığıyla ilgili bir konu değildir. O, hayatın tüm alanlarına sirayet eden derin bir meseledir: Ailede, iş yerinde, okulda, sokakta…
İşitme kaybı insan ilişkilerini sessizce yıpratır.
Çünkü duyulmayan her söz, zamanla unutulmuşluk duygusu doğurur.
Sessizlik bazen bir sorun değil, bir sonuçtur.
Her gün birçok işitme kayıplı bireyle karşılaşıyorum.
Kimisi eşiyle aynı evin içinde tek kelime etmeden günler geçiriyor.
Kimisi çocuklarının sesini işitemediği için onları azarlamak zorunda kalıyor.
Kimisi “Anlamıyorum” demekten öylesine yorulmuş ki…
Bir gün bir hastamla aramızda geçen kısa bir konuşma hâlâ aklımdadır.
Dedi ki:
“Eşim artık benimle konuşmuyor. Hiçbir şey anlatmıyor.”
Oysa biliyorum ki eşi çok şey anlatmak istiyor. Ama tekrar etmekten, yüksek sesle konuşmaktan, sürekli çaba harcamaktan yorulmuş. Ve sonra…
Sessizlik başlamış.
Ama bu sessizlik, duymayan için değil;
Anlatmaktan vazgeçen içindir çoğu zaman.
İşitme kaybı bir iletişim sorunudur. Ve ne yazık ki insanlar çoğu zaman, duyulmayan bir sesten çok anlaşılmamış olmanın hüznüyle yalnızlaşır.
Sadece “Duyuyor musun?” diye sormak yetmez.
Bazen “Seni duyuyorum” ve “Seni anlıyorum” demek gerekir.
Çünkü bu cümle, bir işitme kaybı olan için yalnızca ses değil; bir bağ, bir umut, bir hayat demektir.
İşitme cihazları yalnızca sesi geri getirmez.
Bazen kopmuş bağları yeniden kurar.
Bazen bir torunun “Dede, beni dinlesene” deyişini tekrar işitebilmek…
Ya da eşinin “Bir çay içer misin?” sorusunu duymak…
Hayata yeniden başlamaktır.
Lütfen çevremizdeki sessizliklere kulak verelim.
Belki sandığınız gibi bir kırgınlık, bir küslük, bir soğukluk yoktur.
Belki de sadece duyamamaktır.
İşitme kaybını erken fark etmek, sadece kişinin değil;
tüm ailenin, tüm çevrenin huzuruna katkıdır.
Unutmayın, işitmek yalnızca bir ses işlevi değil;
Anlamak, paylaşmak ve yaşamaktır.
Sağlıkla, duyarak ve anlayarak kalalım.
İbrahim Ethem Demiroğlu
Odyometrist
Yorumlar
Kalan Karakter: