Ayni davaya gönül vermiş insanların, ayni hedefe yönelmiş gönül adamlarının birliğinden doğan kuvvetin dünyada başka bir karşılığı yoktur sanırım.
Birlik ve beraberliğin inşasında Allah’ta yardım etmektedir. Bir hadis-i şerif’te bu hususla alakalı olarak: “İki kişi bir kişiden, üç kişi iki kişiden hayırlıdır. O halde birlik olun!” denmiştir.
Birlik ve beraberlik her zaman en büyük kuvvet olmuştur. Allah yolunda birleşenlerin, kafirlerle olan mücadelesi her zaman zaferlerle neticelenmiştir. Bunu sadece savaşta üstün gelmek olarak anlamamak lazımdır. Teknikte, teknolojide ve her türlü ilim ve irfanda da düşünmek lazımdır.
Beşeriyet âleminde, nefis “ben” den kaynaklanan fiiliyatlar insanların dostluklarını, bir ve diri olmalarını engellemektedir. Güzel mefkûreleri ve güzel birliktelikleri çirkinleştiren, yolunda barikat olan tek şey bu “ben”lerdir. Bu yüzdendir ki, saflar daha sıkı olmalı ki araya münafıklar girmesin.
Millî Şairimiz Mehmet Akif ERSOY’un ifadesiyle:
“Girmeden bir millete tefrika, düşman giremez,
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”
“Allah’a ve Rasulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz, elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal, 8/46)
Türkiye’de Müslüman Türk milletinin birlik ve beraberliğine göz diken tarihi düşmanlarımız bu günde uyumamaktadır. Birlik ve beraberliğin ne demek olduğunu çok iyi bilen Türk ve İslam düşmanları hizipler ve nifaklar meydana getirerek gücü zayıf tutmakta her zaman kararlı olmuşlardır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu sarmal maalesef bunun neticesidir.
Türkiye’de ki menfaat şebekeleri Türk-İslam düşmanlarının bir nevi paralı askerleridir.
Türk milletinin hala var olan birlik ve beraberlik gücü zayıflatılmakta, kaynakları kurutulmaktadır. Safiyeti istismar edilmekte, dirayeti kırdırılmaktadır.
Tek çare, ülkemizi yönetecek, milli meselelere duyarlı,bölünmelere, ezilmelere, aşağılanmalara, zayıflatılmalara, istismar edilmelere dur diyecek kadroların tez zamanda iş başına gelmelerini sağlamaktır,