Dedim ki; “Şiir yazmak, keyif işi değil; sıkıntı işi’dir!
Keyif için okunur da, yazılmaz!
Siz, hiç, keyif için ameliyat yapan bir hekim gördünüz mü?
Ne alâka diyenlere cevabım yoktur!
Ancak; siz, başarılı bir ameliyatla hastasını tedavi eden bir hekimdeki keyfi bilemezseniz!..
Saatlerce, hastasının başında beklemek değil, kılı kırk yararcasına ter döken hekimdeki sıkıntıyı bilmek, en azından hissedebilmek gerekir!..
Bunu, okudukça ve yaşadıkça daha da çok anlarsınız…
Gerçi, bunun için çok da okumaya ve yaşamaya ihtiyaç yoktur…Biraz, idrâk, çok az anlayış ve seziş yeterlidir.
Nice okumuşlar ve yaşamışlar var ki, bunlardan mahrumdur!..
Zavallı insanoğlu!..Kendini o kadar çok beğenir ve kendine o kadar çok güvenir ki, bâzen, bir sivrisineğe bile hükmü geçmez!..
Bir arının zehirli iğnesinin mahkûmu olur!..
Kâinatı, sadece, seyretmekle geçen bir ömürden ne çıkar!..
Esas olan, onu okumaktır!..Onun iç bünyesine nüfûz edebilmektir!..
Bunu, bana sormayın!..Ne kadarını seyrettim; ne kadarını okudum ve ne kadarına nüfûz ettim, meçhulümdür!
Bırakınız bir çiçeği, bir böceği, bir odun’un nesini ne kadar biliyoruz?!
Bunun için, ısrarla diyorum ki, her zerresi bir kitap olan kâinatı okumak gerekir.
İster biyolojici gözüyle; ister kimyâcı, fizikçi ve isterse ressam veya şâir gözüyle…Hepsindeki gerçeklik, biliniz ki, aynı kapıya çıkar”..
Kitap, ağaçtan/odundan yapılır ammâ onu okumasını bilmezsen, hiçbir şeysin!..
Öyleyse; her çiçeğin, her böceğin, her su damlasının, aldığımız her nefesteki havanın birer kitap hükmünde olduğu idrakiyle okumaya devam etmeliyiz!..
Kur’an-ı azim’üş-şân, ne kadar Allahü teâlânın kitabı ise, bu kâinat da, O’nun kitabı değil midir?
Siz, şiiri ne sanıyorsunuz?
Siz, matematiği, astronomiyi, kimyayı, fiziği, biyolojiyi..hattâ sosyolojiyi, felsefeyi, estetiği ne sanıyorsunuz?
Okulda verilenler yeterli görülseydi, bunca ilim merkezleri kurulmazdı..
Yaldızlı kelimelerin insanı büyüleyemediği bir zamanda yaşıyoruz…
Hakîkatçı olmalıyız!..
Hayâl kurmakta bile, sahici değiliz, bilelim!..Aldatmacadan kurtulalım…
Hâlâ, ahlâk köprüsünün üzerinde bile tereddütteyiz ve bocalayıp duruyoruz!..
Keyif değil; bize, biraz endişe gerek…
Biraz da , ümit aşılayan sıkıntı gerek!..
Beni anlamanızı istirham ediyorum!..Biraz!..
Yorumlar
Kalan Karakter: