Bazen insan durup kendine soruyor:
‘Bu telaş, bu koşuşturma, bu hırs ne için?’
Sabah uyanıyoruz, akşam yoruluyoruz. Bir şeylere yetişiyoruz ama sanki bir yerlere varamıyoruz. Kazanıyoruz ama tatmin olmuyoruz. Konuşuyoruz ama dinlemiyoruz. En tuhafı da şu: Yaşadığımız hayatın anlamını konuşmaya vakit ayırmıyoruz.
Oysa insan, anlam arayan bir varlık. Karnı doyunca doymayan, evi olunca huzur bulmayan, makam sahibi olunca yetinmeyen tek canlı. Çünkü insanın açlığı mideyle değil, ruhuyla ilgili.
Din Ne Diyor?
İslam’a göre mesele oldukça açık ve nettir:
‘Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.’
Buradaki kulluk, çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Sadece ibadetlerden ibaret sanılıyor. Oysa kulluk;
adaletli olmak, merhametli olmak, emaneti korumak, kul hakkından sakınmak ve en önemlisi yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmektir.
Yani insan, sadece secde eden değil; zulme karşı duran, haksızlığa itiraz eden, güçsüzün yanında duran bir varlık olmakla da mükelleftir.
Tasavvuf Ne Söyler?
Tasavvuf, meseleyi biraz daha derinleştirir.
Dünyayı bir terbiye mektebi olarak görür.
İnsan bu dünyaya kemale ermek için gönderilmiştir der.
Hırsını törpülemek, nefsini dizginlemek, ben demeyi bırakıp biz diyebilmek için…
İnsan-ı Kâmil olmak kolay değildir.
Çünkü insanın en büyük sınavı başkaları değil, kendi içidir.
Felsefe Nerede Durur?
Felsefe, kesin cevaplar vermez ama iyi sorular sorar.
‘Anlam nedir?’
‘Mutluluk nerede başlar?’
‘İnsan kendini mi yaratır, yoksa bir gayenin parçası mıdır?’
Kimine göre insan anlamı kendisi inşa eder.
Kimine göre anlam, insanın dışında ve üzerindedir.
Ama hangi felsefi görüşe bakarsanız bakın, ortak bir nokta vardır:
Anlamsızlık, insanı çürütür.
Bilim Ne Der?
Bilim, insanın nasıl var olduğunu anlatır.
Ama neden var olduğunu açıklamakta suskundur.
Evet, biyolojik olarak hayatta kalmak ve türü devam ettirmek mümkündür.
Ama sadece bunun için yaşayan bir insan, neden sanat yapar?
Neden adalet ister?
Neden haksızlığa isyan eder?
Demek ki insan, salt biyolojiyle açıklanamayacak bir varlıktır.
O Halde Biz Ne İçin Varız?
Belki de cevap çok karmaşık değil.
İnsan;
-
Tanımak için var,
-
Anlamak için var,
-
İyiliği çoğaltmak için var,
-
Kötülüğe itiraz etmek için var,
-
Kendini aşmak için var.
Ve belki de en önemlisi:
İnsanca kalabilmek için var.
Bugün dünyada bu kadar huzursuzluk varsa, bu kadar adaletsizlik konuşuluyorsa, bu kadar yalnızlık hissediliyorsa; mesele imkânsızlık değil, gayenin unutulmuş olmasıdır.
İnsan, neden yaşadığını unutunca; nasıl yaşadığını da kaybediyor.
Belki yeniden sormamız gerekiyor:
‘Ben ne için varım?’
Cevap hazır olmayabilir.
Ama soruyu sormak bile insanı diri tutar.
Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: