Akillerin sunduğu raporda hadi ya! Dedirtecek maddeler medyada ve kamuoyunda geniş yankılar buldu. Karşılanabilirliği mümkün olmayan raporda ki maddelere büyük ihtimalle eklemeye unuttular: Türkiye Cumhuriyeti değil de Kürdiye cumhuriyeti maddesi…
Akiller Heyeti PKK’nın bile ortaya koymaya cesaret edemeyeceği istekleri utanmadan, sıkılmadan rapor haline getirerek Başbakan Erdoğan’a sunabilmiş ve Türk Milletiyle paylaşılabilmiştir. Başbakan bir irade gösterip raporu yırtıp yüzlerine fırlatmış olsaydı sanırım seçimlerde AKP’nin oy oranlarında epeyce bir artış olabilirdi. Ama maalesef ortaya koydukları yol haritasında da görülüyor ki, attıkları her adım Türk Milletini bir daha içinden çıkılamaz bir çukura doğru sürüklemektedir.
Sözde Akiller Heyetinin Raporda özellikle ifade ettikleri maddeler hangisidir bir bakalım:
Anayasal vatandaşlık anlayışının benimsenmesi, Kürtlere statü tanınması, Kürtçede kullanılan ve yasak olan harflerin kullanımının serbest bırakılması, Koruculuğun kaldırılması,Yerleşim yerlerinin eski adlarının iadesi, Genel bir siyasi af çıkarılması, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması, Andımız metninin kaldırılması, “Ne Mutlu Türküm diyene” ve benzeri yazıların silinmesi, Şefkat Tepe, Sakarya Fırat, Kurtlar Vadisi ve Tek Türkiye benzeri TV dizilerinin yayından kaldırılması…
Buyurun söyleyin söyleyeceklerinizi ama küfretmeden söyleyin…
Böyle bir şeyin kabul edilmesi demek, bu millete ihanet edilmesi demektir. Türk Milleti, sabır ve tahammül noktasında her ne kadar melekene bir merhamet cevherine sahipse de mesele vatan ve istiklal olduğunda Azraili bile kıskandıracak bir azamete dönüşebilir.
Şair ne güzel anlatır, ne güzel söyler bizim söyleyemediklerimizi:
Vatanımın her köşesinde şanlı bayrağım gururla dalgalanır,
Türkiye'mi bölmek, bayrağımı indirmek isteyenler hep aldanır,
Bayrağım namusumdur, onlar namus çiğnetilir mi sanır?
Tarihe şöyle bir bak bre hain, bizi tüm dünya tanır!
Türkiye Gündemi bir taraftan gezi eylemleri diğer taraftan akillerin açtığı yaralarla oluşturulurken PKK sinsice güya ilerde oluşturacağı devletin milis takımını oluşturuyor ve güçlendiriyor. BDP ise siyasi yollarla PKK’nın istek ve arzularının gerçekleşmesi için her türlü girişimin içinde oluyor. Akiller olayı da zaten bir aldatmacadan ve zaman kazanmaktan başka bir şey değildi.
Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Anadolu Grubu Başkan Yardımcısı Kezban Hatemi, PKK'lıların sadece Cizre'de değil, Diyarbakır'da yol kontrolü yaptığını, bölgede oturan insanlara "nereden gelip nereye gidiyorsun" diyerek baskı yaptığını söylerken Bölgenin hala PKK’nın kontrolde olduğunu gösteriyor. Hükümet yetkilileri her ne kadar bu tespit ve görünenleri inkar ediyorsa da olayları birbirine bağladığımızda, BDP ve PKK sözcülerinin satır aralıklarından ifade ettiklerine baktığımızda meselenin doğruluk derecesi ortaya çıkıyor.