İnsanlar içinde bir arada bulunmak ve birbirleri ile yardımlaşmak ve dayanışarak daha refah ve güçlü olabilmek için gereken his, duygu ve bilinç vardır. Bütün bunları güçlendiren tasnif ve tahrik ederek ortaya daha erken çıkmasını sağlayan toplumsal yapıyı düzenleyen sistemlerdir. İşte bunun adına da siyaset diyoruz.
Genel bir tanım yaparsak siyaset, toplum olarak bir arada yaşayabilmemiz için ileri sürülen fikir, düşünce ve eylemlerin toplamıdır. Toplu bulunmamızı ve toplu halde yaşamamızı dizayn eden siyaset sayesinde, insanın tabiatına uygun bir yönetimle yönetildiği taktirde, bireyler ve toplumlar güç kazanır ve bulundukları sahada barış içinde, refah ve mutlu bir şekilde hayatlarını devam ettirirler.
Siyasetin doğasında düşünce ve fikir çatışmalarının olduğunu unutmamak lazımdır. Zaten farklı düşünce, farklı seslerin olmadığı bir yerde de siyaset olmaz. Ancak, unutmamak gerekir ki, siyasetçiler toplum için vardır. Bu anlamda kirlenmiş toplum yapılarında halkı bir koyun gibi gören kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendiren kişiler ön plandadır. “Bir siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür.” (James F.Clarke) her siyasetçinin ayni zamanda devlet adamı gibi davranması halinde huzurlu ve güvenli bir toplum yapısı oluşabilir.
Türkiye”nin içinde bulunduğu siyasi ortama bakıldığında adeta bir kaosu görmemiz mümkündür. Toplum nezdinde siyasetçi anlayışı ve bakışı olumlu değildir. Siyasetçi, genel olarak güvensizliği, yalancılığı, aldatmacılığı, kayırmacılığı ve menfaatperestliği akla getiriyor. Toplum çıkan tabloya rıza göstermek zorunda hissediyor kendisini.
Toplum mühendisleriyle birlikte siyaset daha usta yalanlarla, daha ilgi çekici sözlerle yapılmaya başlanmış ve bu bir sanat haline getirilmiştir.. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu kavrayabilmek güçleşmiş, bunu da anlamak bir sanat haline getirilmiştir… İster beğenin ister beğenmeyin Adolf Hitler, Eğer bir yalanı yeterince uzun, yeterince gürültülü ve yeterince sık söylerseniz, insanlar inanır. İnsanları, bir yalana inandırmanın sırrı, yalanı sürekli tekrar etmektir. Sadece tekrar, tekrar ve tekrar söyleyin” derken ne kadar doğru söylediğini bu gün daha iyi anlıyoruz.
Siyaset AKP iktidarı ile daha çok kirlenmiştir. Zaten hijyenik olmaktan uzak olan siyaset, AKP ile daha bulaşıcı hale getirilmiştir. Siyaset bataklığı daha da derinleşmiştir. Bulanık suda balık avlamak veya puslu havada avlanmak için suni ortamlar yaratılmıştır. Nefes dahi alamayacak duruma getirilen milletimiz, bir tabip edasında yaklaşan tedavide(!) ısrar eden bir iktidarla karşı karşıyadır.
Maalesef siyaset meydanı hijyenik olmaktan çıkmıştır.