Târih: 26 Ekim 2018. Cuma namazı için Samsun’da bir câmideyim. Namaz öncesi imam efendi, ana-baba hakları konusunda vaaz veriyor. Tabiî ki, o saatte, cemaatin çoğu, 65-70’inde kişiler. Hemen hemen hepsinin anası babası âhirete intikal etmiş zatlar.
Vaazın sonuna doğru, imam efendi biraz coşuyor: “Benim annem vefât edeli şu kadar sene oldu” deyip, peşinden şöyle devam ediyor: “Şimdi diyorum ki, ah, keşke yaşasaydı da, ona, Samsun’u gezdirebilseydim. Onu, bir defa olsun deniz kenarına götürseydim... Bir defacık olsun Amisos’a çıkarabilseydim!..”
Îtirazım elbette yoktur!..Öyle olmalıdır/olmalıydı da!..
Demem/diyeceğim bu değildir!..Diyeceğim şu ki, şu “Amisoslar”ı, şu “Amazonlar”ı başımıza musallat edenler, imam efendi vasıtasıyla, bu kelimeleri -ne yazık ki- câmiye de soktular!..
Müftülüklerin, hiç mi murakabeleri yoktur!..Herkes, vaazda, keyfi çektiği hususları örnek olarak sunabilir mi? Bu kadarını söyleyeyim ki, “Amisos’a çıkarmak” ifadesi, beni ziyâdesiyle üzdü!..
Peki, bu hususta ne mi diyeyim!?
Bugüne kadar, o kadar söyledim ki, hani derler ya dilim-damağım kurudu!..
Amazon heykeli ve köyünden, Amisos tepesine bir de varagele/teleferik hattı döşendi ya, işler tıkırında gidiyor...
Gelsin Amisos, gitsin Amazon!..
O tepeye,” İkiz Tepe” teklif edildi, kabûl edilmedi. “Bayrak Tepe” densin denildi, kabûl görülmedi. Târihte olmayan ve bize ait olmayan bir isim tepeye ad oldu. Târihte bize ait olmayan bir isim, köy ismi olarak coğrafyamıza verildi. Birine “Amisos Tepesi”, diğerine “Amazon Köyü” denilip resmî tabelalar asıldı.
Tâhçilere tekrar soralım: Türk demiyorum, Anadolu târihinde, burada, “Amisos Tepesi” ve “Amazon Köyü” adında birer mekân hiç oldu mu/var mıydı? Açıkladıklarını biliyorum ammâ, ricâm odur ki, bir daha açıklasınlar ve hukuken ve örfen bu mes’eleye artık son verilsin. Hangi belediye veya idârî makamı ilgilendiriyorsa, en azından bu mekânlardaki bu isimler kaldırılsın.
Bakınız, Samsun şehrinde, asılları Yunanca olan “Amisos” ve “Amazon” isimli kaç tane kuruluş var. Hayret etmeyiniz:!..
“Amisos salonu, Amisos meyva suları, Amisos otel, Amisos tiyatrosu, Amisos hazineleri, Amisos dondurması, Amisos kartvizitleri, Amisos imsakiye, Amisos cafe, Amisos fenerleri, Amisos cafeterya, Amisos resaurant, Amisos card, Amisos kuaför, Amisos tepesi, Amisos cumhuriyeti, Amisos mezarları, Amisos rent a car, Amisos stona... “
“Amisos cumhuriyetini” ve “imsakiyeleri”ni de sakın aklınızdan çıkarmayınız! Çünkü bunlar, ayrıca ibretliktir!..
Ve dîğeri...yâni; “Amazon heykeli, Amazon köyü, Amazon Trabzon ekmeği, Amazon festivali, Amazon köfte, Amazon pide, Amazon bar, Amazon eğlence merkezi, Amazon center, Amazon balo salonu, Amazon Ulusoy kompleksi, Amazon diyârı, Amazon parkı, Amazon kanalı, Amazon kadınları (zâten erkekleri mevcut değildir, bu nasıl iştir demeyiniz), Amazon kenti, Amazon rölyefleri, Amazon adası, Amazon elektrik ve aydınlatma, Amazon şehri Samsun, Amazon dansçıları, Amazon sokağı, Amazon bebeği...”
Ve yine, şunu da aklınızdan çıkarmayınız ki, “erkeği” olmayan bu kadınların, ne yazık ki, “bebeği” varmış!!! Bu da, bir ilktir ve ibretliktir!..
Bir mekânın, bir şehrin kültür değerlerini altüst etmek için bunca tâbir yetmez mi?
Millet olarak, neyin mücâdelesini veriyoruz? Dînimiz ve örfümüz, bizim mânevî kıymet ve kuvvetlerimiz değil midir ki, onların tahribine müsaade ediyoruz?
Bilinmeli ve zihinlere kazınmalıdır ki, “Amiso’a çıkmak/çıkarmak”, o kadar basit ve umursanmayacak bir hâl değildir!..Kat’iyyen!..