Servet; mal-mülk-makam, bitinceye, tükeninceye kadar konuşur-hüküm sürer. Hâlbuki, bilgi, tükenmez ve gittikçe artarak devam eder.
Basit sanılan veya denilen bir bilginin hükmü; yeni bir bilgi eklendikten sonra da devam eder. Yâni; bilgi, canlı değil; dipdiridir!..
Çok sık bahsedilen Karun’dan, isimden başka ne kaldı..
Saraylı makamların hangisinde, ihtişam ve entrikadan başka ne var!?
Şatafat ve debdebe, ismiyle; bilgi ise, varlığıyla insanlığı ihâta eder, aydınlatır, mes’ut ve bahtiyar da eder!..
Bilgi; adâleti getirir. Adâlet; sağlıklı yaşamanın en önemli unsurudur!.
Çünkü bilgi; güven, itimat tekin eder; kuvvet verir!..
Kuvvet; yalnızca fizikî değildir..Fizikî güç, devede, ayıda da vardır…
Kuvvet; aklı bilgiyle donatmak maharetidir.
Dünya; aklını, maalesef şeytanîlikte kullanıyor…
Bir laboratuarda yıllarca düşünülüp icât edilen bir âlet; bakıyorsunuz, birdenbire, insanlığın cellâdı oluvermiş!..
Bütün adâletsizlikler, şeytânî aklın eseridir..
Tarihe birlikte göz atalım..
Hangi tarihin, hangi döneminin hangi mekânında, hangi kişi(ler) ne kadar âdil olmuşlardır!..
Adâlet yoksa, mutlaka zulüm vardır!..
Tarih; bir aynadır!..
Akıl, şayet bu aynayı iyi tahlil ederse ve tabiî ki, bir de ‘iyi niyetli olursa’, kendi varlığını kuvvetlendirir.
Bu da, bilgi’yi müspet yolda kullanmakla olur!..
Böylece; selîm akıl, adâlet temsilcisi ve timsali de olur!..
Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig’de şöyle diyor:
“Dilin faydası çok olduğu gibi, zararı da çoktur; dil bâzan öğülür, bâzan da çok söğülür.
Mâdemki böyledir, sözü bilerek söyle; sözün gözsüzlere, körlere göz olsun.
Bilgisiz insan, şüphesiz, kördür; ey bilgisiz, yürü; bilgiden nasip al.
Bak, doğan ölür; ondan, eser olarak, söz kalır; sözünü iyi söyle, ölümsüz olursun.
İnsan iki şey ile kendisini ihtiyarlamaktan kurtarır: biri-iyi iş ve diğeri-iyi söz.
Bak, insan doğdu, öldü; sözü kaldı; insanın kendisi gitti, adı kaldı.
Kendin ölümsüz bir hayat dilersen, ey hâkim, işin ve sözün iyi olsun.”
(Bknz. Yusuf Has Hâcip, Kutadgu Bilig, Çeviri: Reşid Rahmeti Arat, Türk Tarih kurumu Yayınları, İstanbul, 1974, Sf. 24)
Söz; bilginin taşıyıcısıdır!..Ne kadar, düşünmek, o kadar bilgi, o kadar tesir ve o kadar kalıcılık!..
“Et ve kemik” gider, söz ve bilgi kalır!..
Yorumlar
Kalan Karakter: