Bel bağlama falcıların sözüne;
Kısraklar, bit doğurursa doğrudur.
Kızgın millerini sokar gözüne
Bozkurt gibi, it ulursa doğrudur.
* * *
Mutlu olur şerefsizlikten zevkten,
Ne helâlden anlar, ne de âhenkten,
Bir "şart" ile, zevzekten- pezevenkten,
Karıları boş olursa doğrudur.
* * *
Azgın t(u)sunami, sarsar civarı...
Yıkılır hep garibanın duvarı.
Güneş ortasının kaynar suları
Birdenbire taş olursa doğrudur.
* * *
Sarhoş caddesinde hak terazisi;
Kaatil kodeste, ahlâk gazisi.
Vatan bir ihânet, cenk arazisi
Zâlim, hakka baş olursa doğrudur!
* * *
Hırsız çarşısında kim makbûl ola!..
Yalan meydanında söz yok bu kula!
Gel de, şerefsizde, vicdan sorgula;
Yılan, göze, kaş olursa doğrudur.
* * *
Kim takıldı akreplerin peşine?
Hangi akrep, girdi kimin düşüne?
Rakseden kartalın burda işi ne?
Fille deve kuş olursa doğrudur!
* * *
Bir reçete yazmış tilki ustası,
İyileşmiş, ayıların hastası.
Garibin, dâimâ, elde boş tası...
Külden hamur, aş olursa, doğrudur!
* * *
Kim budadı gövdemizden dalları?
Kim götürdü - el palalı - malları?
Karanlığın, indeki çakalları,
Sarmaş-dolaş, hoş olursa doğrudur!
* * *
Oynaşında bir telâş ki, hırsızın...
Naaşlara sal bekçisi , arsızın,
Ciğeri beş para etmez kansızın,
Nevâlesi leş olursa doğrudur!