Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu hazırlayan Millî Mücâdele, Mustafa Kemal Paşa’nın 16 Mayıs 1919 târihinde İstanbul’dan ayrılıp 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkışıyla başlar.
Dolayısiyle, “Millî Mücâdele; 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa’nın, onsekiz arkadaşıyla birlikte, 19 Mayıs 1919 târihinde Samsun’a çıkışıyla başlatılan Türk millî hareketinin umûmî adıdır.”
İçinde bulunduğumuz 2019 yılı îtibâriyle de, bu millî hareketin 100. yılını idrâk etmiş bulunuyoruz. Bu münâsebetle, her resmî ve hususî kuruluş bâzı faaliyetler yapmalıdır. Esasında, böyle zamanları beklemenin de bir mânâsı yoktur. Her zaman aynı heyecan ve dirilikle gayret içinde bulunulmalıdır.
Bu hareketi, millî bir seferberlik şuûru hâlinde idrâk edip, ne idik, neredeyiz ne olacağız’ın muhasebesi yaparak, geçen yüz yıl içersindeki kazanımlarımızı, düşünüp de yapamadıklarımızı tek tek elden geçirmeliyiz. Çekişerek-didişerek değil; yaklaşarak, birleşerek, dirleşerek, anlaşarak, bunu, yapabilmeliydik.
Peki, şu anda bile böyle bir havada mıyız? Kesinlikle hayır!..Sâdece göstermelik bâzı tavırların ötesinde, topyekûn bir şuûra, bir hareketliliğe -henüz- şahit değiliz. Şahsen, bundan çok mustaribim!..
2016 yılında tertip edilen Canik Belediyesi Geçmişten Günümüze Şehir ve Çocuk Sempozyumunu’na sunduğum tebliğimin konusu “Hasan Umur’a Göre Millî Mücâdele’de Samsun” başlığını taşıyordu. Eğer bir “Millî Mücâdele”nin başlangıç noktası mevzu bahis ise, bu şehir (Samsun) ve o dönemde, bu şehirde yaşayanların da gördükleri, bildikleri, kanaatleri ve istikametleri göz önüne alınmalıdır ki, bunlardan ibret alınsın!.
Şüphesiz ki, o dönemi yaşayıp da, hâdiseleri, bütün ‘mahallî-millî’ cepheleriyle, büyük bir objektiflik içersinde kaleme alanların başında belki de, Hasan Umur gelmektedir.
Kimdir Hasan Umur?
Hasan Umur; 2 Mayıs 1296/1880 târihinde, T(ı)rabzon’un Of ilçesinde doğmuştur. Birinci Dünyâ Harbi’de Trabzon’un Rusya tarafından işgali üzerine Samsun’a hicret etmiş, İstiklâl Harbi’nin başlaması üzerine, Samsun Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti, Samsun Hilâl-i Ahmet Cemiyeti, Tayyare Cemiyeti, Samsun Himaye-i Etfal Cemiyeti, Türk Ocağı gibi cemiyetlerin kuruculuğunu, idâreciliğini, reisliğini yapmış ve Hançerli Câmii’nde de vaazlarıyla halkı “Millî Mücâdele”ye dâvet etmiştir.
Hasana Umur hoca; 10 Oak 1934 tarihinden 25 Ekim 1934 tarihine kadar da, 268 gün Samsun Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş, 1965’te hac farizasını yerine getirdikten sonra İstanbul’a yerleşmiş ve 10 Ağustos 1977’de 97 yaşında iken vefat etmiştir. Mezarı Zincirlikuyu Kabrıstanlığı’ndadır.
Esas mevzûya döneyim: Hasan Umur’un yazdığı altı kitaptan ikisi doğrudan doğruya Samsun şehrimizle alâkalıdır. Bu iki kitaptan biri olan “SAMSUN’DA MÜDAFAA-YI HUKUK”, o zamanlar Cibali Kızorta Okulu Matematik Öğretmeni Âdil Pasin’le, 1944 müştereken yayınladığı 62 sayfalık kitaptır.
İkincisi ise; “SAMSUN’DA ON BEŞ SENE” adını taşıyan ve 1947 yılında çıkardığı 80 sayfalık eseridir.
Bu iki eser, Millî Mücâdele dönemindeki Samsun’u, her cephesiyle anlatan iki değerli eser olduğu kanaatini taşıyorum. O dönemin Samsun’unu, bunlardan daha iyi anlatabilecek başka eserlerin bulunabileceğini de düşünmüyorum.
Bu sebeple; başta Samsun Valiliği olmak üzere, bu eserlerin tekrar basımlarının yapılmasının ve bunların da, bilhassa üniversite gençliğinin okumasını sağlamak bakımından parasız olarak dağıtılmasının lüzumuna inanıyorum.
Mes’elenin özüne vâkıf olunabilmek bakımından, “SAMSUN’DA MÜDAFAA-YI HUKUK’ adlı kitaptan kısa bir bölüm naklediyorum:
”Birinci Umumî Harpten mağlûp çıktık. Galip olan İtilâf devlerile bir mütareke (Mondros) imza edildi. Fakat bu mütarekenin hükümleri hilâfına olarak memleketimizin bir çok yerleri bu devletlerin askerleri tarafından işgal edildi. Halkına zulum ve hakaret yapılmağa başlandı. Bu meyanda Samsun’a da İtilâf devletlerinin asker ve zabitleri çıkmıştı. Bir yandan da Rum Metropoliti Yermanos tarafından idâre edilen Pontoscu Rum eşkıyasının Türk köylerini basıp yakmaları, kadın ve çocuk, ihtiyar genç Türk köylülerini feci şekillerde öldürdükleri görülüyordu. İçin için kan ağlayan bütün Türkler gibi Samsun halkı da fevkalâde bir yes, nevmidî (ümitsiz) ve heyecan içinde bulunuyordu.
(...) O sıralarda Türk tarihinin en mühim bir olayı vukubuluyor, 19 Mayıs 1919 tarihinde Anadoyu’ya geçmek üzere dokuzuncu ordu müfettişi Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıkıyor; Belediye’ye gidip orada bazı zevat ile görüşuyor...”