Başkanlığını Prof. Dr. Mustafa Çağatay Tufan’ın yaptığı Samsun Türkocağı, hemen hemen her hafta bilgilendirici, ufuk açıcı ve bilhassa gençlere yol gösterici faaliyetlerini sürdümektedir.
Türkiye’nin her tarafındaki Türkocağı Şubeleri gibi, her dönem başında tespit edilen tarihlerde, Samsan veya Samsun haricinden, sahalarında önemli görüş ve kanaatlere sahip ilim, san’at ve fikir adamları dâvet edilerek konferanslar verdirilmektedir.
Samsun Türkocağı’nın bu haftalıki (08 Kasım 2025) konuşmacıları, üniversiteli gençlerdi.
Zâten; Türkocakları’nın temel maksat ve hedefi de, gençleri ‘düşündürmek’, mukayese ve muhakeme kaabiliyetlerini geliştirmek ve önce Türkiye’mize ve bilâhare de, bu bilgileri, merhale merhale, Türk Dünyası’na ulaştırmaktır.
Bir insanın veya bir gencin düşündürülmesi; ona kıymet verilmesi, demektir. Onun, henüz tomurcuk hâlindeki his ve fikirlerinin açmasına vesîle olmaktır. Bu sebeple; “GENÇ KÜRSÜ” veya bir başka ifaeyle (GENÇLERE SÖZ HAKKI) çok ehemmiyet arzeder/etmelidir.
Cerrâhî El Âletleri ve Sağlık Müzesi Konferans Salonu’nda yapılan panel, aşağıdaki şekilde takdim edilmiştir:
“Genç Kürsü/Panel
Hayatı ve Fikirleri İle
BÜYÜK MÜRŞİT ZİYA GÖKALP”
Konuşmacılar:
Muhammed Nabi Salih (OMÜ Eski Türk Edebiyatı Yüksek Lisans)
Meltem Gül Kementoğlu (OMÜ Yeni Türk Yüksek Lisans)
Damla Güngör (OMÜ İktisat Bölümü)
Merve Ulusoy ( SAMÜ Sosyoloji Yüksek Lisans)”
Panelin Yönlendiricisi (Moderatörü) ise, Nuhcan Özbek’ti.
Konu başlıklarını sunmakta da fayda görüyorum (sırayla):
Muhammed Nabi Salih: Ziya Gökalp’in Hayatı
Meltem Gül Kementoğlu: Gökalp’te Millî Kimlik ve Dilin İnşâsı
Damla Güngör: Gökalp’in Hars ve Medeniyet Tasnifi
Merve Ulusoy: Gökalp’e Göre Din ve Toplumsal Düzen.
Bizde, unutulan bir husus vardır. Birçok defa da yazıp dile getirdim: ‘Artık; annem-babam bilir, ninem-dedem bilirden, hocam bilir, müdürüm, şefim, başkanım, reisim bilir’den kurtulmamız gerekir.”
Saygı ve sevgi başka bir şeydir!..
Yanlışa doğru veya doğruya –körükörüne- yanlış demek de yalancılığın daniskası’dır.
İlimde ve san’atta, bu olmaz!..Olmamalıdır!..
Bu saydıklarım, elbette ki, bilirler..Fakat; bilinmelidir ki, çocuk da bilir; genç de bilir..
Fazlası veya noksanı tecrübe’dir ki, her yaşlının da ‘tecrübe’den ne anladığı veya hangi tecrübeye sahip olduğu; ve bu tecrübenin, başkalarına neler kazandırdığı veya kazandırabileceği da tartışılır.
Hem ‘genç zekâ’ diyeceğiz, hem de, âdeta ‘devamlı olarak- “Sen, sus, ben konuşayım!” tavrı içinde bulunacağız, bu ,asla kabul edilebilir değildir; olmamalıdır.
İşte, bu noktada, gençlere ‘yol açtığı için’, başta, hem Başkan Prof. Dr. Mustafa Çağatay Tufan’ı tebrik ve takdir ediyor ve hem de, cesâret ve bilgileriyle konuşmacı gençleri tebrik ediyorum.
Böylece; gençlere ‘fırsat’ verildiğinde nelerin yapılabileceğini/başarılabileceğini görmüş olduk.
F(ı)ransız fikir adamı Rene Descartes (1596-1650) önemli bir filozoftur. Bugün/bugüne kadar, onun, “Düşünüyorum o hâlde varım” sözü, dillerde dolaştı/dolaşıyor. Fakat, ondan takriben dörtyüz sene önce yaşamış olan büyük Türk mutasavvıfı ve düşünürü Mevlâna Celâleddin-i Rûmî (1207-1273) Mesnevi’sinde şöyle der: “Ey arkadaş! Sen yalnız duyuş ve düşünüş’ten ibaretsin. Geri kalanın et ve kemiktir.”
Bunu, şunu için söylüyorum: Düşünme’nin yaşı ve zamanı yoktur!..Hâlâ “Müdürüm bilir!”zihniyetinde olduğu gibi, hâlâ ve âdeta ısrarla hâlâ “Batılı bilir!” kafasında gidersek bir yere varmamız mümkün değildir ki, böyledir. Kendi değerlerimizi çok iyi tanımalıyız!..
Bu “panel”in, en önemli cephelerinden biri, kendi değerimizi, kendi gençlerimizle yorumlamamız/analiz etmemiz/tahlil etmemiz olmuştur.
Bu da; hem konuşmacılara ve hem de dinleyicilere ‘güven’ ve ‘ümit’ vermiştir.
Kaldı ki, bu gençlerin hepsi de, mevzularına gayet hâkim, sanki birçok kere sahneye çıkmış gibiydiler ve başarmaları da bu sağlam duruşla meydana gelmiştir.
Benim nâçizâne teklifim, bu tür faaliyetlerin-imkânlar nispetinde, hiç değilse, belli aralıklarla- devam ettirilmesidir.
Samsun Türkocağı mensuplarını ve gençlerimizi tekrar tebrik ediyorum.
Allah, daha nice başarılara ulaşmalarını nasip etsin!..
Yorumlar
Kalan Karakter: