Türkiye’miz alev-ateş yanıp tutuşup kavrulurken ve halkımız binbir sıkıntıyla cebelleşirken, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 14-17 Ağustos 2025 tarihleri arasında “Uluslararası Trabzon Horon Festivali” tertip etmektedir.
Doğrusu, tam da “festival” tertip edilecek zaman!!!
Zaten; ağustos ayı içinde, yayla şenlikleri yapıldı/yapılmaktadır. Hem de ne muhteşem şenlikler!...
Afişte; “uluslararası” yazıyor amma ön p(i)lânında Yunan bayrağı hâkim durumdadır!.. Anlaşılan, bu bayrakla, “uluslararacılık” değerlendirilmesi/yapılıyor.
1 Mart 2024 tarihinde (www.kapsamhaber.com)’da yayımladığım “SÜMELA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ” DEĞİL; FÂTİHZAFER YOLU ŞÖLENİ” başlıklı yazımdan bir bölüm nakletmek istiyorum:
“... 15 Ağustos 1461, “T(ı)rabzon imparatorluğu”nun, Fâtih Sultan Mehmet tarafından yıkılış/fetih tarihidir.
15 Ağustos günü, bir “Zafer Günü”dür!.. Milli bir gündür!..
Bu sebeple; tarihi kutlamalar yapılması, gayet tabiidir. Kaldı ki, T(ı)rabzon’un, bir de, 24 Şubat 1918 tarihindeki kurtuluşu vardır. Hepsi, dikkatle takip edilmeli, değerler, yerli yerine oturtulmalıdır.”
Bu iki gün, ortak kabul etmez!...
Yâni; siz, T(ı)rabzon’un çağ kapatıp çağ açan Fâtih Sultan Mehmet Han tarafından kazanılan T(ı)rabzon’un fetih gününü bahane ederek ön p(i)lânda Yunan bayraklı bir takdim yaparsanız zihinlerde soru işâretleri belirir.

Kimsenin niyetini okumak hakkına sahip değilim: Ancak, 15 Ağustos’un, 14 ve 17 Ağustos’un arasında olduğunu herkes görüyor.
“Horon Festivali” (bence şöleni, şenliği denmeliydi) elbette olmalıydı/olmalıdır. Ancak; “horon”daki ana/temel/esas millî unsur olan “kemençe”nin de, kökü Orta Asya Türklüğü’ne dayanan bir Türk çalgısı olduğu ifade edilir olmalıydı.
Bilinmelidir ki; ne “horon”un ve ne de “kemençe”nin ortağı vardır...
Üç üniversitesi bulunan T(ı)rabzon’da, fikir alınabilecek hiç mi mûsikî tarihçisi, sosyolog, halk edebiyatçısı veya kültür adamı yoktu!?
Bakınız; Erciyes Dergisi’nin Ekim 2012 tarihli nüshasının 06-17. Sayfalarında yayınlanan “TÜRK DİLİ’NİN VE TÜRK KÜLTÜRÜ’NÜN KİMYASI’NA DAİR” başlıklı makalemde ne demişim:
“Sümelâ’nın açılışından sonra, T(ı)rabzon sokaklarında, sırtında Pontus yazılı tişörtlerle dolaşan gençlerin vebâlini kim ödeyecektir? Ya; kendi kasamızdan ödenen Türk liralarının hangi hizmete sunulduğu noktasındaki öksüz/yetim haklarını kim telâfi edecektir?”
(...) Ve bir gazete haberiyle devam ediyoruz: “Sümelâ Manastırı’nda düzenlenen âyin için T(ı)rabzon’a gelen Fener Rum Patriği Bartholomeos, T(ı)rabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık’ı makamında ziyaret etti.
Asıl amacının insanların inançları çerçevesinde ibadetlerini yapabilmesi olduğunu belirten Vali Kızılcık, “Bizim amacımız insanları hiçbir politik manipülasyon içermesine girmeden ibadetlerini yerine getirmesidir. Üç yıl önce başlattığımız âyin çerçevesinde bütün dünyaya kardeşlik mesajı verdik.”
(Türkiye Gazetesi, 16 Ağustos 2012, Sf.19)
Neymiş efendim? Hiçbir politik manipülasyon içermesine girmeden...” MİŞ!? Ve “dünyaya kardeşlik mesajı verdik” MİŞ!.
Temennim; millî horon ekibimiz oyuna başlarken okunan “HORON” başlıklı şiirin şâiri (aynı zamanda, T(ı)rabzonlu bir yazar, şair ve fikir adamı) olarak, bu “festival”in âcilen iptal edilmesidir.
Horon, ortak kabul etmez!...
Kemençe, ortak kabul etmez!...
Millî/kurtuluş/fetih günümüz ortak kabul etmez!...
Yorumlar
Kalan Karakter: