Milli takımımızın bu turnuvadaki performansı, futbolseverlerde haklı olarak büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Sonuçlara baktığımızda ortaya çıkan tablo ne yazık ki beklenenin çok uzağında kaldı.
Açık konuşmak gerekirse, iki maçtan da galibiyet çıkarmamız gerekiyordu. Ancak bırakın iki galibiyeti, turnuvayı bir gol bile atamadan tamamladık. Avustralya karşısında çok fazla pozisyon üretemedik. Bunu bir ölçüde rakibin oyun planına bağlayabiliriz. Ancak sonraki maçta bulduğumuz fırsatları da değerlendiremedik. Pozisyona girdik ama son vuruşlarda başarılı olamadık.
Ortaya çıkan istatistikler de başarısızlığı gizlemiyor. Bu seviyeye kolay gelmeyen bir milli takımın turnuvayı böylesine kötü rakamlarla tamamlaması elbette düşündürücü.
Ancak ben bu tabloyu sadece futbol kalitesiyle açıklamıyorum.
Bana göre bu jenerasyonun en büyük eksiği, turnuva atmosferindeki acemiliğiydi.
Bu seviyelerde oynanan organizasyonların havası farklıdır. Baskısı farklıdır. Tribünü, beklentisi, sorumluluğu farklıdır. Oyuncularımız zaman zaman bunun ağırlığını taşıdı. Oysa daha rahat bir ruh haliyle, kendilerine güvenerek ve sadece mücadeleye odaklanarak sahaya çıkabilselerdi çok farklı bir milli takım izleyebilirdik.
Bu oyuncuların yeteneklerinden şüphe duymuyorum. Aksine önümüzdeki yıllarda Türk futboluna önemli katkılar verecek bir jenerasyonun yetiştiğine inanıyorum. Ancak bu turnuvada eksik kalan nokta biraz da özgüvendi.
Bu noktada teknik heyetin de payı olduğunu düşünüyorum.
Montella, oyuncularımızı taktiksel olarak hazırladığı kadar mental açıdan da hazırlamalıydı. Bu genç futbolculara sadece bir turnuvaya katılmadıklarını, aynı zamanda Türkiye'yi temsil ettiklerini daha güçlü şekilde hissettirebilmeliydi. Sahaya çıktıklarında üzerlerindeki baskıyı yönetebilmeleri için psikolojik olarak daha güçlü bir hazırlık süreci yaşamaları gerekiyordu.
Çünkü bazen futbol sadece ayaklarla oynanmıyor.
Bazen bir turnuvada başarılı olmanın yolu, önce zihinsel olarak o sahneye ait olduğunu hissetmekten geçiyor.
Milli takımımız bu turnuvada belki istediği sonucu alamadı. Ancak bunun bir son değil, önemli bir tecrübe olduğunu düşünüyorum. Eğer bu jenerasyon yaşadığı eksikliklerden ders çıkarırsa, bugün yaşanan hayal kırıklığı yarının başarısının temeli olabilir.
Benim gördüğüm eksik yetenek değil.
Eksik olan şey, turnuvanın ruhuna alışamamış genç bir takımın yaşadığı tecrübe eksikliği ve özgüven sorunu oldu.
Bu çocuklar kaybetmiş olabilir ama Türk futbolunun geleceği adına umut vermeye devam ediyorlar.
Ramazan Öztürk
Yorumlar
Kalan Karakter: