Kupada bazı maçlar vardır; skor tabelası kadar sahadaki hava da sonucu anlatır.
Galatasaray için bu akşam öyle bir maçtı.
Tempo yüksek değildi. Oyun sert değildi. Risk yoktu. Ama kontrol tamamen Galatasaray’daydı. Topa daha fazla sahip olan, oyunu yönlendiren ve fırsatları değerlendiren taraf sarı-kırmızılılardı. İsabetli şutların büyük kısmı gole dönüştü ve ortaya 3 gollü net bir galibiyet çıktı.
Bu tür maçlarda en önemli konu ciddiyeti kaybetmemektir. Galatasaray bunu yaptı. Rakibini küçümsemeden, işi uzatmadan, enerjisini gereksiz yere tüketmeden maçı bitirdi.
Okan Buruk’un genç oyunculara süre vermesi bence gecenin en kıymetli tarafıydı. Kupa maçları tam da bunun içindir. Rotasyon yapılır, potansiyeller sahaya sürülür, teknik heyet oyuncusunu canlı canlı test eder.
Yaser Asprilla…
Hız var. Yetenek var. Adam eksiltme cesareti var. En önemlisi özgüven var. Böyle oyuncuların gelişimi süreyle olur. Eğer çalışmaya devam eder ve maç temposunu artırırsa Galatasaray’a ciddi katkı sağlayabilir. Bu potansiyel net şekilde görülüyor.
İstanbulspor’un Direnci
İstanbulspor topa daha az sahip oldu ama çıktığı ataklarda tehlike yaratmayı başardı. Özellikle Mendy Mamadou sahada karakter koydu. Attığı gol ve mücadele azmiyle takımının en iyisiydi. Büyük takımlara karşı böyle performanslar oyuncunun vitrinidir. Tebrik etmek gerekir.
Galatasaray için bu maç bir stres testi değildi. Bir güç gösterisi de değildi.
Ama bir mesajdı:
“Ben buradayım ve işi ciddiye alıyorum.”
Kupada rahat ama kontrollü bir galibiyet alındı. Bazen en değerli sonuçlar, en sakin gecelerde gelir.
—
Ramazan Öztürk
Yorumlar
Kalan Karakter: