Sahaya çıkan iki takımın özellikle ilk yarıdaki performansına baktığımızda, ortaya çıkan tablo aslında maçın hikâyesini büyük ölçüde anlatıyor. Topa daha fazla sahip olan taraf Galatasaray olsa da, oyunu sonuca götüren, yani üretkenliği gole çeviren taraf Trabzonspor oldu.
Trabzonspor, ilk ciddi atağında son derece etkili bir organizasyonla sonuca gitti. Pinanon’un ortasında Onuachu’nun şık kafa vuruşu, yalnızca bir gol değil; aynı zamanda Trabzonspor’un ne kadar planlı ve sonuç odaklı oynadığının göstergesiydi. İlk yarı boyunca Galatasaray topa sahip olsa da, bu sahiplik sahaya tehdit olarak yansımadı. Trabzonspor ise az ama öz geldi, geldiğinde de can yaktı.
İkinci yarıya geldiğimizde Galatasaray’ın beraberliği yakalaması, kısa süreli bir denge oluşturdu. Ancak oyunun geneline baktığımızda, daha istekli, daha diri ve daha fazla pozisyon üreten taraf yine Trabzonspor’du. Özellikle Galatasaray’ın sol kanadında yaşanan zaaflar, Yakopson ve Pina iş birliğiyle Trabzonspor adına ciddi fırsatlara dönüştü. Geçiş oyunlarında bu kanadı etkili kullanmaları, Trabzonspor’un hücum gücünü artırdı.
Galatasaray cephesinde ise bazı isimlerin sahada varlık gösteremediği açıkça görüldü. Yunus ve Lang beklentilerin oldukça altında kaldı. Daha da önemlisi, Mauro Icardi gibi bir golcünün sahada adeta yokları oynaması, sarı-kırmızılılar adına ciddi bir problem. Bir forvet oyuncusunun adının maç boyunca neredeyse hiç anılmaması, takımın hücum gücünün ne kadar düştüğünü net şekilde ortaya koyuyor.
Burada teknik direktör Okan Buruk’a da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Takımın fiziksel olarak geride kaldığı, mücadele gücünün düştüğü ve üretkenlikte sıkıntı yaşadığı bu dönemde, antrenman temposunun ve içeriklerinin yeniden gözden geçirilmesi şart. Kondisyon, fizik ve pozisyon üretimi üzerine daha yoğun çalışmalar yapılması gerektiği açık.
Elbette Trabzonspor’un iyi oyunu bu galibiyette önemli bir etken. Ancak bu sonucu sadece Trabzonspor’un başarısına bağlamak, Galatasaray’ın eksiklerini göz ardı etmek olur. Sarı-kırmızılı ekip bu maçta üretkenlik anlamında kısır kaldı ve alışılmış oyun karakterinin oldukça gerisine düştü.
Eğer bu tablo devam ederse, Galatasaray için lig yarışında işler zorlaşabilir. Rakiplerin işine yarayacak puan kayıpları kapıda olabilir. Bu nedenle Galatasaray’ın bir an önce silkelenip kendine gelmesi, hem oyun hem de mental anlamda toparlanması gerekiyor.
Sonuç olarak; bu maçın kazananı sadece skor tabelasında değil, oyun aklında ve sahadaki mücadelede de Trabzonspor oldu. Hak eden kazandı.
Ramazan Öztürk – Kapsamhaber Spor Yazarı
Yorumlar
Kalan Karakter: