Fenerbahçe–Beşiktaş derbisi yine futbolun önüne geçen tartışmalarla hafızalara kazındı. Bana göre bu maçta Beşiktaş’ın 1 puanı alınmış, Fenerbahçe’ye 3 puan adeta armağan edilmiştir. Sahada oynanan oyundan çok, verilen kararların konuşulması ise Türk futbolu adına düşündürücüdür.
Pozisyona baktığımızda, faul olsa bile müdahalenin ceza sahası dışında başladığı açıkça görülüyor. Böyle bir durumda verilen penaltı kararı, sadece bir hatanın ötesinde, futbolun doğasına zarar veren bir yorumdur. Bu tür kararlar, ligdeki rekabet dengesini sarsmakla kalmıyor; aynı zamanda taraftarın adalet duygusunu da zedeliyor.
Türk futbolu uzun süredir bu tür senaryolarla anılıyor. Sahada mücadele eden futbolcuların emeği, masa başı tartışmaların gölgesinde kalıyor. Oysa olması gereken; hakemin değil, futbolun konuşulmasıdır. Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada, her kritik maç sonrası aynı tartışmaların içine sürükleniyoruz.
Bu gidişat sadece üst sıraları değil, küme düşme hattından şampiyonluk yarışına kadar tüm takımları etkiliyor. Adalet duygusunun zedelendiği bir ligde, rekabetin sağlıklı olması mümkün değildir. Bugün bir takıma yapılan hata, yarın başka bir takımı da yakar. Bu hakem yangını, büyürse herkesi sarar.
Artık bir karar verilmesi gerekiyor: Futbol mu konuşulacak, yoksa tartışmalar mı? A camiası, B camiası ayrımı yapmadan, ortak paydada buluşmak zorundayız. Çünkü asıl değerli olan ne bir kulüp ne de bir sonuçtur; asıl değer Türk futboludur.
Türk futbolunun yeniden ayağa kalkması için tek bir yol var: Adalet. Sahada eşitlik sağlanmadıkça, tribünlerdeki heyecan da, ekran başındaki ilgi de her geçen gün azalacaktır. Futbola dönmek, oyunun kendisini konuşmak zorundayız. Aksi halde kaybeden sadece takımlar değil, hepimiz olacağız.
Ramazan Öztürk
Yorumlar
Kalan Karakter: