A Milli Takımımız, Avustralya karşısında beklenmedik bir mağlubiyet aldı. Skor tabelası elbette üzücü, ancak asıl üzerinde durulması gereken konu sahadaki görüntüydü. Çünkü Türkiye, alıştığımız mücadeleci kimliğinden uzak bir görüntü sergiledi.
Maç boyunca topa sahip olduğumuz anlar oldu. Pozisyon üretmeye de çalıştık. Ancak ne yazık ki son vuruşlarda etkili olamadık. Kaleciyi geçemeyen toplar, doğru tercih edilmeyen hücumlar ve üretkenlikten uzak bir oyun anlayışı dikkat çekti. Daha aktif, daha istekli ve daha üretken bir milli takım izlemeyi bekliyorduk.
Avustralya ise sahada ne yapmak istediğini bilen bir takım görüntüsü verdi. Alanları iyi kapattılar, savunma disiplininden kopmadılar ve yakaladıkları fırsatları değerlendirmeyi başardılar. Özellikle takım savunmasını başarıyla uygulayarak Türkiye'nin hücum organizasyonlarını büyük ölçüde etkisiz hale getirdiler. Böyle kapanan takımlara karşı kilidi açacak pozisyonları üretmekte zorlandık.
Bu mağlubiyeti yalnızca oyunculara yüklemek de doğru olmaz. Teknik heyetin de önemli sorumluluğu bulunuyor. Bana göre teknik direktör Vincenzo Montella, takımı mental olarak maça hazırlama konusunda eksik kaldı. Sahada ruhunu ortaya koyan, son düdüğe kadar savaşan bir Türkiye göremedik. Oyuncularımızın önemli bir bölümü kendi performanslarının altında kaldı.
Elbette bu tabloyu değerlendirirken uzun yolculukları, saat farkını ve iklim koşullarını da tamamen göz ardı etmek mümkün değil. Ancak milli forma giyen bir takımın bu tür şartlara rağmen mücadele gücünü sahaya yansıtması gerekir. Çünkü büyük takımlar ve büyük oyuncular, zor şartlarda da karakter ortaya koyabilen ekiplerdir.
Hatta bir başka ihtimal daha var. Belki de Avustralya rakip olarak yeterince ciddiye alınmadı. Futbolda rakibi küçümsemenin bedeli her zaman ağır olur. Günümüz futbolunda artık kolay maç yok. Disiplinli oynayan her takım sürpriz sonuçlar alabilecek güce sahip.
Ancak karamsarlığa kapılmak için henüz erken. Önümüzde Paraguay ve ABD maçları var. Bu iki karşılaşmadan en az 4 puan çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Eğer hedef büyükse, kaybedilen bir maçın ardından toparlanmayı da bilmek gerekir.
Sonuç olarak bu mağlubiyetin sorumluluğunu önce teknik ekibe, ardından da sahadaki oyunculara yazarım. Eğer başarı bekliyorsak daha çok mücadele etmeli, daha çok istemeli ve daha çok savaşmalıyız.
Çünkü hiçbir şey bitmiş değil.
Şimdi yapılması gereken, hatalardan ders çıkarıp önümüze bakmaktır.
Ramazan Öztürk
Yorumlar
Kalan Karakter: