Bu mağlubiyeti açık ve net şekilde Okan hocaya yazarım. Çünkü sahada gördüğümüz Galatasaray, ne bir şampiyonluk adayı gibiydi ne de kazanmak isteyen bir takım görüntüsü verdi. İlk yarıda neredeyse sahada varlık gösteren tek bir oyuncu bile yoktu. A’dan Z’ye tüm futbolcularda ciddi bir konsantrasyon eksikliği vardı.
Bugün sahada kazanma ruhu yoktu. Mücadele yoktu, hırs yoktu, reaksiyon yoktu. En dikkat çeken noktalardan biri ise forvet hattının adeta yok hükmünde olmasıydı. Galatasaray’ın hücum hattı çalışmadı, koşmadı, baskı kurmadı. Oysa bu takımın oyuncularının arkasından adeta iten bir enerji olması gerekir ki sahada koşsunlar, mücadele etsinler.
Ama öyle bir görüntü vardı ki sanki Galatasaray’ın ligde hiçbir iddiası kalmamış gibi bir oyun sergilendi. Bir Kocaeli maçı, bir de bu karşılaşma… İki maçta da ortaya konan futbol, şampiyonluk yarışındaki bir takıma hiç yakışmadı.
Okan Buruk rotasyonla büyük bir kumar oynadı. Ancak bu kumarın tutmayacağı daha maç başlamadan belliydi. Futbolda ritmi bozarsanız, sahadaki dengeyi kaybedersiniz. Galatasaray bugün tam olarak bunu yaşadı.
Şu gerçeği kabul etmek gerekiyor: Yatarak maç kazanılmaz.
Koşmadan, mücadele etmeden, rakibe baskı kurmadan sonuç almak mümkün değil.
Konyaspor belki olağanüstü bir futbol oynamadı ama Galatasaray sahada yoktu. Maçı kazanan Konya’dan çok, kaybeden Galatasaray oldu.
Sonuç olarak Galatasaray kendi ipini kendi kesti. Şampiyonluk yolunda bazen rakip değil, yapılan tercihler belirleyici olur. Bu maç da bunun en net örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Ramazan Öztürk | Spor Yazarı
Yorumlar
Kalan Karakter: