Âhenk, çöktü…
Estetik, can çekişiyor..
Şiir, öldü!..
Hangi yöne baksam inkârı mümkün olmayan dehşetli bir ‘yalan furyası’ içindeyim!..
Kim, kimi kandırıyor; kim, kime saldırıyor; kim, kiminle el ele belli değil!..
Cinâyet, gasp, vurgun, bütün iyi niyetleri alıp götürüyor değil, süpürüyor!..
Dünya; bebekleri öldürmeye kadar küçülmüşse, ‘çağdaşlıktan, medeniyetten” bahsetmeye lüzûm yoktur!..
“Medenî dünya” İMİŞ!..Putin mi medenî; Netayahu MU? Trump mu? Macron mu, medenî, Arabistan k(ı)ralı mı?
Almanya’nın, Rusya’nın, Yunanistan’ın veya bir başka devletin başındakileri, göz ucuyla, şöyle bir süzüver, hiçbirinde ‘kimyâ’dan eser var mı?
Benim ülkem başka mı?
Ben, ilk önce, burada ‘âhenk, estetik ve şiir’ ararım!..
Bunların olmadığı mekânda, ‘adâlet’ bulunur mu?
‘Kimyâ’dan neyi kastettiğim anlaşılmıştır sanırım!..
Bunların bulunmadığı yerde ‘matematik’ nasıl aranır!?
Bana, hem âyetten, hadîsten bahsedeceksin; hem de, ağzını ne kadar açarsan, oraya kadar sövecek, hakaret edeceksin!..
Bırakınız âyeti, hadîsi, Yusuf Has Hâcib’i, Yûnus Emre’yi biraz okumuş olsalar böyle mi konuşurlar!..
Kibir, zâlimliğin başlangıcıdır!..Sen, başka san!..Bu, böyledir!..
Kişi olarak bir ülkün yoksa, vah ki, vah!..Cemiyet olarak bir maksada hizmet edilmiyorsa, vahlar olsun, ona!..
Gençsen, elinde kitap yoksa, yine vah!..
Yaşlı, ihtiyar, hangi vasıfta kendini görüyor ve sanıyorsan, eğer bir faydalı meşgalen yok ise, yüz bin kere vah!..
Bugün yâni çağımızda Kürşad olmak; ilimde, sanatta ve teknolojide en ileride bulunmak hedefi veya ülküsüdür.
Zâlimle mücâdele etmek için fikir gücün olmalı, fikir!..
Keşifci fikir..İcatçı fikir…İnşâcı fikir!..
Bu fikir, zâlimin elindeki ‘silâhı alır, mâsûmları kurtarır!..Var mı böyle bir gücün?!
Hâlâ nelerle uğraştığının farkında bile değilsin, gafil!..
Şu kahvehânelerdeki adamlara bir göz atıverin!...Saç-sakal ağarmış; ellerinde iskambil kâğıdı, habire karanlıkta boğuşuyorlar!..Karanlıkla değil, karanlıkta!..
Şu gençlere yol gösteren yok mu ki, yok, onlar da, avare avare dolaşmaktalar!..
Bak ki, kütüphânelerimizde kaç kişi var!..
Bak ki, konferanslarında kimler boy gösteriyor!? Yazık!..
Bunca konferans veririm; onca konferans dinlemeye giderim, bakarım ki, kaç genç dinlemeye gelmiş, üzüntüm bir o kadar daha artar!..
Biz, hâlâ, güneşin önünü kapatan buluttan şikâyet ediyoruz!..
Biraz akıl, biraz idrâk, biraz iz’ân!..
Yorumlar
Kalan Karakter: